Ortaklar veya şirket ile yöneticiler arasındaki uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman aynı belgelere erişemez. Şirketin defterleri ve yazışmaları bir tarafın elindeyken, diğer taraf iddiasını dışarıdan kanıtlamak zorunda kalır. Delil sözleşmesi tam da bu dengesizliği önceden düzenlemek için kullanılır; ancak sınırlarının bilinmesi gerekir.
Delil Sözleşmesi Neyi Yapar, Neyi Yapamaz
Taraflar, aralarındaki uyuşmazlıkta belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispat edileceğini kararlaştırabilir. Örneğin pay devri veya kâr dağıtımına ilişkin iddiaların yalnızca yazılı belgeyle ispatlanacağı öngörülebilir. Buna karşılık usul hukukumuzda hâkimin resen araştırma yükümlülüğü bulunan konularda ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği alanlarda böyle bir sözleşme sonuç doğurmaz. Kesin delil sözleşmesi ile takdiri delil sözleşmesi arasındaki fark da metinde açıkça belirtilmelidir; belirsiz yazılmış bir hüküm, kendisi yeni bir uyuşmazlık kaynağı olur.
Ticari Defterler ve Elektronik Kayıtlar
TTK, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine ve aleyhine delil olabilmesine ilişkin bir düzen kurar. Bu nedenle şirket içi uyuşmazlıkta defterlerin incelenmesi talebi, dilekçede hangi kayıt döneminin ve hangi hesabın inceleneceği belirtilerek yapılmalıdır. Kurumsal e-posta trafiği, yönetim kurulu karar defteri, genel kurul tutanakları ve pay defteri ise ayrı bir küme oluşturur; bunların noter veya bilirkişi marifetiyle tespiti erken aşamada düşünülmelidir.
Başvuru Sırasını Kurmak
- Ortaklık ilişkisinin dayanağı olan esas sözleşme ve varsa pay sahipleri sözleşmesi karşılaştırılır.
- Bilgi alma ve inceleme hakkı, TTK'nın öngördüğü biçimde şirkete yöneltilir; reddi kayda geçirilir.
- Genel kurul kararı hedefleniyorsa, iptal davası için TTK'da öngörülen üç aylık süre takvime işlenir.
- Konusu para olan alacak ve tazminat talepleri için ticari davalarda dava şartı arabuluculuk aşaması tamamlanır.
- Sözleşmede tahkim şartı varsa, mahkemeye başvurmadan önce bu hükmün kapsamı denetlenir.
Delil Eksikliğinin Kaynağı
- Ortaklar arası mutabakatların yalnızca sözlü kalması, TBK anlamında ispat edilebilir bir metne dönüştürülmemesi
- Şirketten ayrılırken elektronik kayıtların ve yazışmaların hiç yedeklenmemesi
- Bilgi alma talebinin yazılı yapılmaması, dolayısıyla reddin belgelenememesi
- Zararın şirket zararı mı yoksa doğrudan pay sahibi zararı mı olduğunun ayrıştırılmaması
Kapanış
Delil sözleşmesi, uyuşmazlık çıktıktan sonra değil, ilişki kurulurken düşünülmesi gereken bir araçtır. 6102 sayılı Kanun çerçevesindeki dava türleri ve süreleri birbirinden farklı işlediğinden, buradaki genel açıklamalar somut dosyanızın yerini tutmaz. Ortaklık yapınıza uygun bir metin ve strateji için hukuki destek almanız önerilir.