İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıklarda Delil Sözleşmesi ve Süre Yönetimi

27 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar genellikle uzun süre şirket içinde kalır ve ihtilaf mahkemeye taşındığında en büyük sorun, kimin neyi kabul ettiğinin belgeye dökülmemiş olmasıdır. Oysa şirketler hukuku uyuşmazlıklarında hem ispat araçları hem de hak düşürücü süreler önceden planlanabilir. Bu rehber, delil sözleşmesi ve süre yönetimini birlikte ele almaktadır.

Delil Sözleşmesi Ne İşe Yarar

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın hangi delillerle ispatlanacağını önceden kararlaştırabilirler. Ortaklar sözleşmesinde ya da pay devri protokolünde yer alan böyle bir hüküm, ileride tanık beyanına dayalı belirsizliği azaltır. Uygulamada en çok tercih edilen düzenlemeler şunlardır:

  • Bildirimlerin yalnızca belirlenen elektronik adres üzerinden yapılacağının kararlaştırılması
  • Şirket kayıtlarının ve yönetim kurulu karar defterinin esas alınacağının belirtilmesi
  • Belirli konularda bağımsız denetçi ya da uzman raporunun bağlayıcı sayılması
  • Yazışma ve mutabakat metinlerinin saklanma biçiminin tanımlanması

Bununla birlikte delil sözleşmesi sınırsız değildir; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve bir tarafı savunmasız bırakacak nitelikte düzenlemeler geçerli sayılmaz. Bu nedenle metin, ispat imkânını tümüyle ortadan kaldıracak biçimde değil, yönlendirecek biçimde kurulmalıdır.

Genel Kurul Kararlarına Karşı Üç Aylık Süre

6102 sayılı TTK, genel kurul kararlarının iptali için karar tarihinden itibaren üç aylık bir süre öngörür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında karar, sakatlığı ileri sürülemez hale gelir. Toplantıya katılan ve karara muhalif kalan pay sahibinin muhalefetini tutanağa geçirtmesi, dava ehliyeti bakımından belirleyicidir. Buna karşılık batıl sayılan kararlar bakımından süre sınırlaması farklı işler; bu ayrımın dava açılmadan önce yapılması gerekir.

Bilgi Alma ve Özel Denetçi Yolu

Dava açmadan önce, pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması dosyayı güçlendirir. Genel kurulda sorulan soruların ve verilen cevapların tutanağa geçirilmesi, cevapsız bırakılan hususlar için izlenecek yolu açar. Özel denetçi atanması talebi, şirket içi işlemlerin bağımsız biçimde incelenmesini sağlayarak sonraki davalarda güçlü bir dayanak oluşturur. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin taleplerde ise zararın, kusurun ve illiyet bağının ayrı ayrı ortaya konması gerekir.

Ticari Dava Öncesi Arabuluculuk ve Tedbir

Konusu para alacağı olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır; bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Buna karşılık iptal davaları ve tedbir talepleri bakımından durum farklıdır. Şirket kayıtlarının değiştirilmesi ya da payların devredilmesi riski varsa, TBK ve TTK çerçevesindeki taleplerle birlikte ihtiyati tedbir istenmesi düşünülmelidir. Tedbir talebinin, somut ve güncel bir tehlikeyi belgeyle göstermesi beklenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Ortaklık uyuşmazlıklarında sonuç, esas sözleşme ve ortaklar sözleşmesinin kendi hükümlerine göre değişeceğinden, süreler işlemeye başlamadan hukuki değerlendirme yaptırmanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla