Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların elindeki ilk koz, sözleşmenin kendisidir. Ancak sözleşmenin esasa ilişkin hükümleri kadar, ispat düzenini kuran hükümleri de sonucu belirler. Sözleşme müzakerelerinde çoğu zaman son sayfaya sıkıştırılan delil sözleşmesi kaydı, dava aşamasında dosyanın yönünü değiştirebilir. Aşağıdaki değerlendirme TTK, TBK ve 6102 sayılı Kanun çerçevesindedir.
Delil Sözleşmesi Neyi Belirler?
Delil sözleşmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta hangi delillerin kullanılabileceğini önceden kararlaştıran bir usul anlaşmasıdır. Uygulamada en sık görülen biçimi, tarafların ticari defterlerinin, e-posta yazışmalarının ve sistem kayıtlarının münhasır delil sayılacağına ilişkin kayıttır. Bu kaydın geçerliliği koşullara bağlıdır; tarafın kendisini savunmasını fiilen imkânsız kılan bir düzenlemenin sonuç doğurması beklenmemelidir.
Kaydı Yazarken Sorulacak Sorular
- Hangi kayıt türleri delil kapsamına alınıyor?
- Elektronik kayıtların bütünlüğü nasıl doğrulanacak?
- Kayıtları elinde tutan taraf hangisi?
- Kayıt kaybı halinde ispat yükü nasıl dağılacak?
Dördüncü soru genellikle atlanır. Sistem kayıtlarının tek taraflı olarak bir tarafın sunucusunda tutulduğu bir düzende, kaydın kaybolması diğer tarafı tümüyle savunmasız bırakabilir.
Defter ve Kayıt Düzeninin Bakımı
Ticari defterlerin usulüne uygun tutulması, ispat gücünü doğrudan etkiler. Açılış ve kapanış onaylarının zamanında yaptırılması, kayıtların dayanağı belgelerle uyumlu olması ve elektronik ortamda saklanan verilerin erişilebilirliğinin sürdürülmesi, uyuşmazlık çıkmadan önce tamamlanması gereken işlerdir. Uyuşmazlık çıktıktan sonra yapılan düzeltmeler çoğu zaman aleyhe yorumlanır.
İhtar ve Bildirim Takvimi
Ticari sözleşmelerde birçok hak, süresinde yapılacak bir bildirime bağlanmıştır: ayıp bildirimi, temerrüde düşürme ihtarı, fesih bildirimi, opsiyon kullanım beyanı. Bu bildirimlerin sözleşmede kararlaştırılan yöntemle yapılması gerekir. Sözleşme noter veya kayıtlı elektronik posta şartı öngörmüşse, olağan e-posta ile yapılan bildirim geçersiz sayılabilir.
Arabuluculuk, Sulh ve Dava Tercihi
Ticari davaların önemli bir bölümünde arabuluculuk dava şartıdır ve bu aşamanın takvimi davanın takvimini de belirler. Sulh görüşmelerinde ticari ilişkinin devam edip etmeyeceği belirleyici olur: ilişki sürdürülecekse ödeme planına dayalı bir çözüm, ilişki sona ermişse teminata bağlanmış tek seferlik çözüm daha uygundur. Her iki halde de mutabakat metninde hangi alacakların kapsandığı kalem kalem yazılmalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenin dili, tarafların ticari geçmişi ve uyuşmazlığın konusu sonucu etkileyeceğinden, sözleşme kaydına dayanarak adım atmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.