İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşmelerde Delil Sözleşmesi: Görev, Yetki ve İspat Kaydının Çöktüğü Anlar

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde taraflar uyuşmazlık çıkmadan önce ispatın nasıl yapılacağını kararlaştırabilir. Bu kayıtlar sözleşmenin en az okunan maddeleri arasındadır; oysa dava açıldığında hangi belgenin delil sayılacağını, hangisinin dinlenmeyeceğini belirleyen tam da bu satırlardır. Aşağıda, delil sözleşmesinin görev ve yetki tartışmasıyla kesiştiği noktalar ve kaydın işlevini yitirdiği durumlar ele alınmaktadır.

Delil Sözleşmesi Ne Yapar, Ne Yapamaz?

HMK, tarafların belirli bir vakıanın yalnızca belirli delillerle ispat edilebileceğini kararlaştırmasına imkân tanır. Bu kayıt sayesinde örneğin teslimatın yalnızca imzalı irsaliyeyle kanıtlanabileceği öngörülebilir. Ancak kayıt, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve hâkimin resen araştırdığı alanlarda hüküm doğurmaz. Bu sınır bilinmeden yazılan geniş kapsamlı maddeler, dava sırasında beklenen korumayı sağlamaz.

Ticari Dava Ayrımı ve Görev Sorunu

TTK kapsamındaki mutlak ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; taraflardan yalnızca birinin tacir olduğu ya da işin ticari işletmeyle ilgisinin tartışmalı olduğu hâllerde görev sorunu gündeme gelir. Görev dava şartıdır ve taraf iradesiyle değiştirilemez; sözleşmeye yazılan bir madde ile asliye hukuk mahkemesi yetkilendirilemez. Ticari davalarda arabuluculuğun dava şartı olduğu alacak ve tazminat talepleri bakımından, arabuluculuk aşamasının atlanması doğrudan usulden ret sonucunu doğurur.

Yetki Kaydı ile Delil Kaydını Karıştırmak

Sözleşmelerde çoğu zaman tek bir maddede hem yetkili mahkeme hem ispat usulü düzenlenir. Oysa bunlar farklı rejimlere tabidir:

  1. Yetki kaydı, ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerli biçimde kurulabilir.
  2. Delil kaydı, tarafların tasarruf edebileceği vakıalarla sınırlıdır.
  3. Yetki kaydının geçersizliği, delil kaydını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
  4. Genel işlem koşulu denetimi, her iki kaydı da ayrı ayrı etkileyebilir.

Kayıt Uygulanmazsa Elde Ne Kalır?

Delil sözleşmesinin dar yorumlanması ihtimaline karşı ikinci bir ispat hattı kurulmalıdır. Ticari defterler, e-posta yazışmaları, cari hesap mutabakatları ve fatura itiraz kayıtları bu hattın omurgasıdır. Özellikle faturaya süresinde itiraz edilip edilmediği, ticari ilişkinin akışını gösteren en somut belgelerden biridir. Yalnızca tek bir kayda güvenen tarafın, o kaydın uygulanmadığı anda elinde hiçbir şey kalmaz.

Dava Öncesi Sözleşme Okuma Listesi

Uyuşmazlık büyümeden önce sözleşme metni şu başlıklarla taranmalıdır: ihbar ve ihtar usulü, tebligat adresi, teslim ve ayıp bildirimi süreleri, ispat kaydı, yetki kaydı ve varsa tahkim şartı. Tahkim şartı bulunan bir sözleşmede devlet mahkemesine gidilmesi, karşı tarafın ilk itirazıyla dosyayı bitirebilir.

Bu metin genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenizin lafzı sonucu değiştirir. Metni imzalamadan ya da dava yoluna başvurmadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla