Ticari ilişkinin bozulmasıyla ortaya çıkan haksız rekabet iddiaları, çoğu zaman taraflar arasında zaten bir sözleşme varken gündeme gelir. Sözleşmede tahkim şartı bulunuyorsa ilk soru şudur: bu uyuşmazlık hakem önüne mi, yoksa asliye ticaret mahkemesine mi gider? Yanlış cevap, aylar sonra verilecek bir yetkisizlik veya iptal kararıyla ödenir.
Tahkim şartının kapsamını okumak
Tahkim şartı yalnızca sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları kapsıyorsa, sözleşme dışı bir fiile dayanan haksız rekabet iddiası şartın kapsamı dışında kalabilir. Buna karşılık şart "sözleşmeyle bağlantılı her türlü uyuşmazlık" biçiminde geniş yazılmışsa, aynı olay tahkime taşınabilir. Bu nedenle dava açmadan önce yapılacak ilk iş, sözleşme metnindeki tahkim kaydının sınırlarını satır satır belirlemektir.
Her talep tahkime elverişli değildir
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular tahkime elverişli sayılmaz. Haksız rekabet dosyalarında tazminat talebi kural olarak tahkime uygunken, kamusal sonuç doğuran veya sicile yönelik talepler bakımından mahkeme yolu gündeme gelir. Bir dosyada taleplerin bir kısmının hakeme, bir kısmının mahkemeye gitmesi mümkündür; bu ihtimal baştan planlanmalıdır.
İhtiyati tedbir tahkime rağmen mahkemeden istenebilir
Haksız rekabette zaman, tazminattan daha değerlidir. Yanıltıcı tanıtımın veya müşteri çevresine yönelik eylemin durdurulması için ihtiyati tedbir talep edilmesi, tahkim şartının varlığına rağmen mahkemeden istenebilir. Tedbir kararı alınmadan geçen her hafta, pazarda geri döndürülmesi güç bir etki bırakır.
Arabuluculuk şartını atlamamak
Konusu para alacağı ve tazminat olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Haksız rekabet dosyalarında men ve tespit talepleri ile tazminat talebi birlikte ileri sürüldüğünde, tazminat bakımından bu şartın yerine getirilmiş olması aranır. TTK ve TBK hükümlerine dayalı talepler tek dilekçede toplanırken bu ayrım gözetilmelidir.
Delil eksikliği: en kırılgan halka
- Rakip tanıtımının yayınlandığı anın zaman damgalı biçimde kaydedilmemesi
- Ticari sırrın gizli tutulduğunu gösteren iç prosedürlerin belgelenmemesi
- Müşteri kaybının, dış etkenlerden ayrıştırılmış veriyle gösterilememesi
- Eski çalışanla imzalanan taahhütlerin özlük dosyasında bulunmaması
- Zararın hesabı için gerekli mali kayıtların dava öncesi derlenmemesi
Bu içerik genel bir yol haritası sunar; sözleşmenin dili, tarafların statüsü ve uyuşmazlığın tarihi izlenecek usulü değiştirebilir. Tahkim ile mahkeme arasındaki tercih geri dönüşü zor bir karar olduğundan, adım atmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.