İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşmelerde Delil Sözleşmesi: Görevli Mahkeme, Yetki Kaydı ve Tebligat Adresi Riski

7 Haziran 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların ilk baktığı yer sözleşmenin ticari hükümleri olur; oysa davanın seyrini çoğu zaman sözleşmenin sonundaki uyuşmazlık çözümü, yetki ve delil sözleşmesi maddeleri belirler. Bu maddeler doğru kurgulanmadığında, esasen haklı olan taraf ispat aşamasında zorlanır.

Delil Sözleşmesi Ne Yapar, Ne Yapamaz?

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın belirli delillerle ispat edilmesini kararlaştırabilir; örneğin cari hesap mutabakatının yalnızca yazılı belge ve defter kayıtlarıyla ispatlanacağını öngörebilirler. Ancak bu serbesti sınırsız değildir: kesin delil niteliğindeki yeminin bertaraf edilmesi, hâkimin resen araştırma yetkisi bulunan alanlar ve tarafın delil ikamesini fiilen imkânsız kılan düzenlemeler tartışma yaratır. Elektronik yazışmaların, sipariş formlarının ve mesajlaşma kayıtlarının delil kapsamına açıkça alınması, TTK ve TBK ekseninde işleyen ticari ilişkilerde en sık atlanan noktadır.

Görev: Asliye Ticaret Mahkemesi Sınırı

6102 sayılı TTK uyarınca ticari dava sayılan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür ve görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle bu ayrımı değiştiremez. Her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın ticari işletmeyi ilgilendirmesi veya kanunun doğrudan ticari dava saydığı hallerde dosya ticaret mahkemesine gider. Konusu belirli bir parasal sınırın altında kalan ticari davaların basit yargılama usulüne tabi olması da dilekçe stratejisini değiştirir.

Yetki Kaydının Geçerliliği

Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesi, kural olarak belirli bir mahkemeyi yetkili kılar; ancak kaydın hangi mahkemeyi işaret ettiği açıkça yazılmalıdır. Yalnızca bir şehir adı yazmak yeterli olsa da, kesin yetkinin bulunduğu uyuşmazlıklarda bu kayıt sonuç doğurmaz. Karşı taraf tacir değilse veya ilişki tüketici işlemi niteliğine bürünmüşse yetki kaydına dayanmak riskli hâle gelir.

Tebligat Adresi: Sözleşmedeki En Ucuz Sigorta

Ticari uyuşmazlıklarda süre kayıplarının önemli bölümü, tebligatın ulaşmamasından değil geç fark edilmesinden doğar. Şirketin sicile kayıtlı adresi ile fiilen kullandığı adres farklıysa, ihtarname ve dava evrakı boşa gider; kayıtlı elektronik posta adresine yapılan tebligatta ise bildirim, kutuyu kimse açmasa dahi hukuken sonuç doğurur.

  • Sözleşmeye tebligat adresi ve adres değişikliğini bildirme yükümlülüğü yazılmalıdır.
  • Kayıtlı elektronik posta kutusu günlük kontrol edilecek şekilde bir kişiye zimmetlenmelidir.
  • İhtarname gönderiminde tebliğ şerhi dosyaya konulmalı, temerrüt tarihi buradan hesaplanmalıdır.
  • Adres değişikliği sicile işlenmeden tebligat riskinin devam ettiği unutulmamalıdır.

Dava Öncesi Aşamanın Planlanması

Ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce tamamlanması gereken arabuluculuk aşaması, delil sözleşmesinin de ilk sınandığı yerdir. Mutabakat sağlanamasa bile bu aşamada sunulan belgeler, karşı tarafın savunma hattını erken gösterir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin lafzı, tarafların sıfatı ve ilişkinin niteliği sonucu değiştirebilir; imza öncesinde uyuşmazlık çözümü maddelerinin hukuken gözden geçirilmesi maliyeti düşük, faydası yüksek bir adımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla