KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11669 E., 2012/15808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2010 tarih ve 2008/70-2010/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ Kalite Sistem Danışmanlık+Şekil”, Kalitesistem” ve “Kalite Sistem” ibarelerinin marka olarak tescili için davalıya müracaat ettiğini, başvuruların davalı tarafından 556 sayılı KHK’nin 7/1-c ve 7/1-d maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa müvekkilinin bu ibareleri 1994 yılından beri kullandığını, kullanma ile ayırtedici hale geldiğini ileri sürerek TPE YİDK kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markaları kullanma ile ayırtedici hale getirdiğini ispat edemediği, her üç markanın da KHK’nun 7/1-a,(c) ve (d). bentlerine göre tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11669, K. 2012/15808, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama