KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11683 E., 2012/15850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 tarih ve 2010/25-2010/223 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bilgisayar ve internet ürünleri konusunda Dünya çapında lider ve Sıgapur'da 1981 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, bazıları TPE nezdinde de tescilli "CREATIVE" ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 26.04.2005 tarihinde yaptığı unvan değişikliği ile "CREA" ibaresini aldığını, böylelikle iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanından anılan ibarenin silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların unvanları arasında bir benzerliğin bulunmadığını savunurak, davanı reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı unvanında "CREA" sözcüğü yanında yer alan "Bilişim Teknolojileri" ibaresinin şirketin faaliyet alanını gösterdiği ve ayırıcı unsurun "CREA" ibaresi olduğu, bu ibarenin de özellikle elektronik alanında tanınmış olan davacı markaları ile iltibas oluşturacağı, aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalının bu ibareyi bilmesi gerektiğinden ticaret unvanının esaslı unsuru olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli bir davranış sayılamayacağı davacı yararına 556 sayılı KHK'nin 9/1-b ve 9/2-d maddelerinde belirtilen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11683, K. 2012/15850, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama