KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15207 E., 2012/19631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2010 tarih ve 2008/282-2010/319 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete vermiş olduğu lojistik hizmet dolayısıyla 200.402,94 TL alacağının bulunduğunu, davalı şirketin 18/12/2007 tarihinde borcuna mahsuben 15.000,00 TL ödediğini ve bakiye 185.402,94 TL borcu kaldığını, bu borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bakırköy 9.İcra Müdürlüğü'nün 2008/770 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı şirketin borca itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının 185.402,94 TL asıl alacak ve takip sonrası için istenen faiz oranına yaptığı itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hizmet bedelini ödeyerek borçlarını ifa ettiğini, yapılan ödemenin toplam borca yapılan mahsup olmadığını bu ödeme ile borcun ödendiğini, davacının talep edeceği herhangi bir alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında Vaillant marka kombi, radyatör ve sarf ürünlerinin set olarak depolanması ve dağıtımı konusunda yazılı olmamakla birlikte ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı Ankara, Bursa ve çevre illerde lojistik hizmetler verdiği,
davalının verilen lojistik hizmeti inkar etmediği ve icra takibinden önce 18/12/2007 tarihinde 15.000 TL tutarlı ödeme yaparak hizmetin verildiğini kabul ettiği, davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden takip yapılan faturalar yönünden her bir fatura için düzenlendiği tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilerek faiz talep istenmesinin mümkün olmadığı,
bu nedenle davacının davalıdan 185.129,94 TL asıl alacağı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan ve usulen yapılan takibe itiraz olunduğundan alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6762 sayılı TTK’nun 23/2 maddesi hükmüne göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15207, K. 2012/19631, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama