KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15213 E., 2012/19630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2007/159-2010/308 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı Şirket Temsilcisi .... ile davacı Şirket vekilleri Av. ... ve Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Trabzon şubesinin kredili müşterisi olduğunu, bu kredi hesabından 24.02.1997 tarihinde yetkisiz ...’in talimatı ile ABD Barbados adalarındaki bir Off Shore hesabına 262.500 USD havale yapıldığını, talimatı veren ...’in müvekkili şirket adına bankada parasal konularda işlem yapması hususunda yetkisinin olmadığını, yetkisiz havale işlemi nedeniyle müvekkili adına 28.12.1998 tarihinde gelen 350.000 USD'lik havalenin bloke edilerek 262.500 USD'lik havaleden dolayı 350.000 USD'nin alacak ve faizlerine mahsup edildiğini, bankanın ilgisizlik ve ihmali nedeniyle müvekkilinin talimatı olmadığı halde,
yapılan haksız havale ve mahsup işlemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, banka nezdindeki 262.500 USD'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Trabzon Şubesi tarafından davacı şirkete kredi sözleşmelerine istinaden döviz, nakit ve teminat mektubu kredisinin kullandırıldığını, bu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davacı şirket temsilcisi Nevzat Ergüney adına ve muhtelif kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlar üzerinde toplamda 102.000 TL'lik ipotek tesis edildiğini, kredinin ödenmemesi üzerine,
10.02.1999 tarihli kat ihtarının gönderildiğini ancak borçlular tarafından yine ödeme yapılmaması nedeniyle, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 1999/8475 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, davacının bankadan kredi kullanıp, kullandığı kredileri ödemediğini, ipotekli taşınmazlar satışa çıkarıldığını, tüm bunlardan sonra davacının bu davayı açtığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davacının bankaya olan borcu nedeniyle 350.000 USD'nin bu borca mahsup edilip kalan kısmın ihtara konu edilerek,
İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2002/547 esas ve 6. İcra Müdürlüğü'nün 1999/8475 esas sayılı dosyaları ile alacağın tahsili için takip yapıldığını, takiplerin halen derdest olduğunu, banka kayıtlarının
taraflar arasındaki ihtilaf için kesin delil teşkil edeceğini, dava dışı talimatı veren ...’in davacı şirketin gizli ortağı olup, şirket adına faaliyet gösterdiğini, bu kişinin şirket adına havale ve para çekme konusunda yetkisi olmasa bile daha önceki yıllarda yaptığı işlemlere davacının ses çıkarmadığını, bu nedenle zımni kabulün olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın davaya konu 11.10.1996 tarihli off shore hesabına yapılan havale işleminden önceki ve sonraki tarihli olan ve ... tarafından yapıldığı ileri sürülen EFT ve para çekme işlemlerinin gerçeği yansıtmadığını, bu işlemlere ilişkin, dekont ve belge asıllarının sunulmasını istediği, davalı banka tarafından bu işlemlere ilişkin ıslak imzalı dekontlar ve ya da belge asılları sunulamamışsa da, banka kayıtlarında davacı şirket hesap ekstresinde açıkça bu EFT ve para çekme işlemlerinin görüldüğü,
anılan işlemlerin ...’in talimatı ile yapıldığının anlaşıldığı, dava şirket temsilcisinin 25.02.2010 tarihli celsedeki beyanı doğrultusunda davacının ... isimli kişiye para çekme ya da EFT yapma konusundaki yetki verme işlemini bankaya telefonla ya da sözlü olarak verilen talimatla da olduğu yönündeki beyanı karşısında adı geçen ...'in işlem yapması konusunda bankaya verilen talimat belgelerini ya da ödeme yapıldığına ilişkin belge asıllarının sunulması şeklindeki iddiasına itibar edilmesinin mümkün görülmediği,
kaldı ki taraflar arasındaki bu ilişki içinde banka kayıtlarının esas olduğu aksinin yazılı bir belgeyle davacı tarafından ispat edilemediği, bu EFT işlemine zımni muvafakatın verildiği, işlemin yapıldığı tarihten sonra 26.03.1999 tarihinde Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/110 esasında görülen davacı şirketin hesaplarına davalı banka tarafından yapılan muarazanın men’ine ilişkin dava açılmışsa da,
anılan mahkeme tarafından 05.10.1999 tarihinde verilen kararla eda davası açılabilecek hallerde bu şekilde tespit davasının açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın verildiği tarihten geçen süreye nazaran davacının şirket hesabındaki banka tarafından yapılan işlemler konusunda her hangi bir talebinin olmadığı,
davacının yaklaşık 8 yıl boyunca sessiz kaldığı ve hesap hareketleri ile ilgili her hangi bir araştırma yapılmasını talep etmediği de göz önüne alındığında, baştan açıkça bir yetki verilmediği iddia edilen havale işleminin sonradan benimsendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15213, K. 2012/19630, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama