KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2849 E., 2025/7828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/163 Esas, 2025/373 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tanınmış ... markalarının sahibi olan ve “...” markasını ilk olarak 2007 yılında tescil ettiren müvekkilinin, davalı şirketin 2020/... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna yönelik itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, başvuru markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi aynı zamanda müvekkilinin markalarının da esaslı unsurunu oluşturduğundan markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, ortalama tüketicinin dava konusu marka ile müvekkiline ait markaları karıştıracağını, davalı şirket ile müvekkili arasında idari,
ekonomik bir bağ bulunduğu yanılsamasına düşeceğini, "..." markasının müvekkili şirketi işaret ettiğine dair çok sayıda yargı kararının mevcut olduğunu, bu nedenle ayırt ediciliği zayıf bir marka olarak yorumlanmasının yerleşik yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının "05.sınıfta yer alan “Tibbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar;
bebek mamaları” mal ve/veya hizmetleri, 29... . sınıfta yer alan mal ve/veya hizmetleri, 35. sınıfın ilgili alt sınıfında yer alan 05. sınıfa ilişkin olan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları” mal ve/veya hizmetleri, yine aynı alt sınıfta yer alan 29... . alt sınıfına ilişkin olan mal ve/veya hizmetler ve aynı alt sınıfta yer alan 32. sınıfa ilişkin “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.
Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mal ve/veya hizmetleri" yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait markanın yazılış ve yazım karakteri itibariyle itiraza mesnet marka ile hiç bir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili markasında kelime ve şekil unsurunun sıra dışı bir şekilde birleştirilerek markaya ayırt edicilik unsuru kazandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki düzeydeki tüketici kesiminin davacının "..." markalı mal ve hizmetlerini davalının "... life is life" ibareli başvuru markalı mal ve hizmetleri ile karıştırma ihtimali bulunmadığı gibi bu kesimin markaların işletmesel, idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı olduğu yönünde bir algıya da kapılmayacağı, dava aşamasında gerekçe olarak öne sürülen 2007/... sayılı markanın sadece “bisküvi, kraker ve gofret” malları yönünden kullanımı ispat edildiğinden bu mallar yönünden itiraz gerekçesi olarak dikkate alınabileceği, itiraz gerekçesi olarak sunulan diğer,
...sayılı markaların ise kullanımı ispat edilemediğinden itiraz gerekçesi olarak dikkate alınamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, ibarelerin birleşiminin şekil unsuru ve slogan ile belirli bir ayırt edicilik kazandığı,
kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/09/2022 tarih, 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı bozma ilamında da davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin, "sağlıklı, zinde, formda, uygun" anlamlarına geldiğinin ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiğinin belirtildiği gözetildiğinde,
dava konusu başvurunun davacının seri markalarından biri olarak da algılanmayacağı ve tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2849, K. 2025/7828, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama