Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2024/2513 E. , 2025/3583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1573 E., 2024/197 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2024/2513 E. , 2025/3583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1573 E., 2024/197 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 1.000.000TL maddi tazminatın ve 500.000TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacıya ait araca 5607 sayılı Yasanın 10/2 ve 13/1-a maddeleri gereği el konulması işleminin hukuka aykırı olmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken genel hükümlere göre açılacak tazminat davasının konusu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi, esasa müessir olmayan hata niteliği taşıdığı kabul edilerek davanın yeniden görülme sebebi yapılmamış olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, iyi niyetli davacıya ait dorseye haksız olarak fiilen el konulduğuna, davacının el koyma nedeni ile maddi ve manevi zarar uğradığına, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/242 Esas – 2018/275 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, davacıya ait olan....plakalı çekiciye ve bu çekiciye bağlı .... plakalı dorseye 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 15.04.2016 tarihinde fiilen el konulduğu, yapılan yargılamada dosya dışı sanığın mahkumiyetine, çekici ve dorsenin müsaderesine karar verildiği, istinaf incelemesinde müsadere kararının kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 05.05.2021 tarihinde kesinleştiği, yargılama devam ederken Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Van Tasfiye İşletme Müdürlüğü tarafından 30.11.2017 tarihinde düzenlenen kapalı teklif (e-ihale) usulü ile dorsenin 14.100,00 TL bedelle satıldığının anlaşıldığı, araç maliki olan (malen sorumlu) davacının uğradığını iddia ettiği maddi kaybını mahkumiyetine karar verilen sanık arasında genel hükümlere göre açılacak tazminat davası ile talep edebileceği ve el koyma işlemi nedeni ile manevi tazminatın talep edilemeceğinden bahisle yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında ve İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında dava tarihinin ''26.10.2021'' yerine hatalı olarak ''19.10.2021'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyası kapsamında yapılan incelemede; malen sorumlu davacının suça konu olayda kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delilin bulunmamasından bahisle müsadere talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin (j) bendinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerektiği de dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacıya ait çekici ve dorseye 5607 sayılı Kanuna muhalefetten el konulmuş, ilk derecede müsaderesine karar verilmiş, istinafta müsadere kaldırılmış; ancak dorse yargılama sırasında tasfiye idaresince satılmış, davacının malen sorumlu olarak tazminat talebi genel hükümlere yönlendirilerek reddedilmiştir.
Hukuki İlke: Malen sorumlu davacının suça konu olayda kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmayıp müsadere talebi reddedilmişse, CMK 141/1-j ve AYM'nin 2014/14195 sayılı kararı gereği iyiniyetli üçüncü kişiye ait taşınıra yapılan fiili el koyma tazminat kapsamındadır ve fiili el koyma süresinin makullüğü gözetilerek esasa girilmelidir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Müsadere talebi reddedilerek iyiniyeti tescillenen malen sorumlunun aracı tasfiye edilmişse, davayı genel hükümler yerine CMK 141/1-j koruma tedbiri tazminatı üzerinden kurun ve iyiniyetin ceza dosyasındaki tespitine atıf yapın.