KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/25968 E., 2026/168 K.
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2026
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1996 E., 2024/1784 K
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
371 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2024/51 Esas, 2024/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 25.10.2024 tarihli ve 2024/1996 Esas, 2024/1784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Aramanın hukuka aykırı olduğuna, kullanıcı olduğuna, kullandığından ötürü hakkında soruşturuma yürütüldüğüne, dosyaların birleştirilmesi gerektiğine ve eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın rızaen eroin, kokain ve suboxone hapları teslim ettiği iddiasına ilişkin olarak.
Hükmün verildiği ve sanığın hazır bulunduğu celsede, sanığa son sözü sorulmadan duruşmanın bitirilip hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesinde belirtilen "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir." şeklindeki emredici hükmüne aykırı hareket edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 25.10.2024 tarihli ve 2024/1996 Esas, 2024/1784 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ...
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Durumundan şüphelenilerek durdurulan ve rızasıyla eroin, kokain ve suboxone hapları teslim ettiği iddia edilen sanık, 41. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticaretinden hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ve BAM 36. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi ise esasa hiç girmeden usule bakmıştır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesindeki 'Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.' kuralı emredicidir; hükmün verildiği celsede hazır bulunan sanığa son sözü sorulmadan duruşmanın bitirilmesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde mutlak bir hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: BAM kararı, diğer temyiz sebepleri hiç incelenmeksizin yalnızca son söz hakkının ihlali nedeniyle CMK 302/2 gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş ve dosya CMK 304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Duruşma tutanaklarında son söz kaydının yokluğu, arama hukuka aykırılığı gibi çetrefil tartışmalara girmeden bozma getiren en kestirme usul denetimidir; müdafi temyiz dilekçesi hazırlarken hüküm celsesi tutanağını mutlaka bu gözle taramalıdır. Bozma diğer yönler incelenmeksizin verildiğinden, yeniden yargılamada arama ve kullanıcılık savunmaları tazeliğini korur.