Kandıra RES elektrik üretim tesisinin kapasite artışının sağlanması amacıyla Kocaeli ilinde bulunan bazı taşınmazların, tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından acele kamulaştırılmasına dair 10217 sayılı Karar, malik yönünden diğer kamulaştırmalardan farklı bir sonuç doğurur: burada mülkiyet tümüyle elden çıkar.
Neden Hazine Adına Tescil?
Enerji üretim yatırımlarında kamulaştırma bedelini üretim şirketi karşılasa dahi, taşınmaz Hazine adına tescil edilir ve şirkete kullanım hakkı tanınır. Malik açısından bunun pratik sonucu, muhatabın belirlenmesindeki karışıklıktır: bedeli ödeyen şirket ile tescili yapılan idare farklı olduğundan, başvuru ve yazışmalarda yanlış merciye yönelme riski yüksektir. Dava ve talep dilekçeleri hazırlanmadan önce hangi kurumun hangi işlemi tesis ettiği netleştirilmelidir.
Tam Kamulaştırmada Bedelin Kapsamı
- Arazinin niteliğine göre hesaplanan taşınmaz bedeli,
- Üzerindeki yapı, tesis, ağaç ve dikili değerlerin ayrı ayrı karşılığı,
- Taşınmazın bir kısmı alınıyorsa, kalan kısımda oluşan değer kaybı,
- Kalan kısmın kullanılamaz hâle gelmesi hâlinde bu kısmın da alınması talebi.
Kapasite Artışı Gerekçesinin Anlamı
Bu kararda kamulaştırmanın dayanağı yeni bir tesis kurulması değil, mevcut tesisin kapasitesinin artırılmasıdır. Malik yönünden bu, taşınmazın daha önce yapılan bir kamulaştırmanın komşuluğunda veya devamında yer alabileceği anlamına gelir. Aynı bölgede geçmişte belirlenmiş bedeller, güncel dosyada emsal tartışmasının merkezine oturur; bu nedenle bölgedeki önceki uygulamalara ilişkin bilgi toplamak savunmayı güçlendirir.
Acelelik Şartı Tartışması
Acele kamulaştırma, olağan kamulaştırma usulünden ayrılan istisnai bir yoldur ve dayandığı acelelik gerekçesi hukuken denetlenebilir. Bu denetim, bedel davasından bağımsız bir hukuki yolla ve ayrı bir süre içinde işletilir. Malikin, bedel dosyasına odaklanırken bu ayrı yolu tamamen gözden çıkarması, sonradan geri alınamayacak bir tercih anlamına gelir.
Rüzgâr Santrali Bölgelerine Özgü Noktalar
Rüzgâr enerjisi yatırımlarında taşınmazlar çoğunlukla yüksek rakımlı, mera veya hazine niteliği tartışmalı alanlarda bulunur. Taşınmazın tapulu olmaması hâlinde, fiilî kullanıma dayalı hakların ileri sürülmesi ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir. Bu durumdaki kişilerin, kullanıma ilişkin belgeleri (destekleme kayıtları, tanık beyanı, tarihli görüntüler) süreç başında derlemesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Enerji yatırımlarına dayalı kamulaştırmalarda hem bedel hem statü tartışması aynı anda yürüdüğünden, tebligat sonrası vakit kaybetmeden hukuki destek alınması yerinde olur.