İnternette yayımlanan bir içerik kişilik haklarını ihlal ettiğinde, çoğu kişi doğrudan platforma yazarak sonuç almayı bekler ve yanıt gelmeyince süreç durur. Oysa 5651 sayılı Kanun bu durum için ayrı bir usul öngörmüştür ve bu usulün işleyişi hızlıdır. Bu rehber, erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması taleplerinin hangi sırayla, hangi içerikle sunulacağına odaklanır.
URL Bazlı Talep Hazırlığı
Talebin en kritik unsuru, ihlalin gerçekleştiği içeriğin adresidir. Site adının tamamı yerine, ihlal oluşturan yayının doğrudan adresi verilmelidir; çünkü ölçülülük ilkesi gereği tedbirin ihlalle sınırlı olması beklenir. Sitenin bütününe yönelik talepler bu nedenle reddedilebilir. Adreslerin listesi, erişim tarihi ve içeriğin görüntüsüyle birlikte hazırlanmalı, sonradan silinme ihtimaline karşı kayıt altına alınmalıdır.
Sulh Ceza Hakimliği Aşaması ve İtiraz
Kişilik hakkı ihlali iddiasıyla yapılan başvurular sulh ceza hakimliğince incelenir ve karar kısa sürede, duruşma yapılmaksızın verilir. Kararın uygulanması ilgili kuruma bildirilerek sağlanır. Talebin reddi halinde itiraz yoluna gidilebilir; bu nedenle ret kararının tebliğ tarihi ayrıca not edilmelidir. Başvuruda ihlalin neden kişilik hakkına yönelik olduğu somut biçimde açıklanmalı, genel ifadelerle yetinilmemelidir.
Arama Motoru İlişkilendirmesinin Ayrı Talebi
- İçerik kaldırılsa bile arama sonuçlarında bağlantı görünmeye devam edebilir.
- Ad ve soyadla yapılan aramalarda çıkan sonuçların ilişkilendirilmesinin kaldırılması ayrıca istenmelidir.
- Kişisel verilerin işlenmesi boyutu bakımından 6698 sayılı Kanun kapsamındaki başvuru yolu da değerlendirilebilir.
- Talepler eş zamanlı yürütüldüğünde sonuç daha kısa sürede alınır.
Erişim Engeli Yeterli Olmadığında
Erişimin engellenmesi geleceğe yönelik bir tedbirdir; geçmişte doğan zararı gidermez ve yayının sorumlusunu cezalandırmaz. Bu nedenle yayın hakaret niteliğindeyse ya da içerik bir sisteme hukuka aykırı erişimle elde edilmişse, TCK 243-245 ve ilgili hükümler kapsamında şikayet yolu ayrıca değerlendirilmelidir. Manevi tazminat talebi ise ayrı bir hukuk davasının konusudur. Karşı taraf içeriği gönüllü olarak kaldırıyor ve tekrarlamayacağını yazılı olarak taahhüt ediyorsa hızlı bir çözüm makul olabilir; ancak yayının ticari amaç taşıdığı veya sistematik biçimde tekrarlandığı hallerde bu taahhüt yeterli caydırıcılık sağlamaz.
Buradaki bilgiler genel yönlendirme niteliğindedir. İçeriğin türü, yayıncının bulunduğu ülke ve ihlalin ağırlığı izlenecek yolu değiştirebileceğinden, ekran kayıtlarınızla birlikte gecikmeden hukuki değerlendirme almanız uygun olur.