Bilişim uyuşmazlıklarında delil, fiziksel dünyadaki delilden iki yönüyle ayrılır: kolayca değişebilir ve nereden geldiği gösterilemezse değerini yitirir. TCK 243-245 kapsamındaki sisteme girme, verileri bozma ve bilişim yoluyla haksız yarar sağlama fiillerinde, KVKK kapsamındaki ihlal bildiriminde ve 5651 sayılı Kanuna dayalı içerik taleplerinde ortak zorluk budur.
Delil Zincirini Ayakta Tutan Dört Kayıt
- Kaydın alındığı an: tarih ve saat bilgisini içeren, sonradan düzenlenmemiş görüntü veya çıktı
- Kaydın kaynağı: hangi cihaz, hangi hesap, hangi uygulama üzerinden alındığı
- Bütünlük kaydı: dosyanın değiştirilmediğini gösteren teknik özet veya noter tespiti
- Aktarım kaydı: delilin kim tarafından, kime, ne zaman teslim edildiği
Ekran görüntüsü tek başına zayıf bir delildir; aynı içeriğin log kaydı, e-posta başlık bilgisi ya da sistem raporuyla desteklenmesi ispat gücünü artırır. Karşı tarafın elindeki kayıtların silinme ihtimali varsa, bunların muhafazasına yönelik talep erken aşamada yapılmalıdır.
Hangi Talep Hangi Mercie Gider?
Aynı olay birden çok yolu birlikte açabilir ve bu yollar birbirinin yerine geçmez:
- Suç oluşturan fiil için Cumhuriyet başsavcılığına şikayet
- Kişisel verinin hukuka aykırı işlenmesi için önce veri sorumlusuna başvuru, ardından Kurula şikayet
- İçeriğin yayından çıkarılması veya erişimin engellenmesi için 5651 kapsamındaki usul
- Zararın giderilmesi için hukuk mahkemesinde tazminat talebi
Uygulamada en çok görülen hata, tazminat beklentisiyle yapılan şikayetin ceza soruşturmasında karşılanacağının sanılması ya da idari yaptırım beklentisiyle doğrudan mahkemeye gidilmesidir. Yol yanlış seçildiğinde çoğu zaman dosya reddedilir ve bu arada dijital kayıtların saklama süreleri dolar.
Sunucu Yurt Dışındaysa Zaman Daha da Kritik
Trafik ve bağlantı kayıtları sınırlı süre saklanır. Yurt dışı kaynaklı bir hizmet söz konusu olduğunda kayıt talebi daha uzun sürer. Bu nedenle olayın öğrenildiği ilk günlerde, hangi kaydın kimden isteneceğini gösteren bir liste çıkarmak, sonradan yapılacak kapsamlı bir dilekçeden daha etkilidir.
İhlalin Kurum İçi Belgelenmesi
Veri sorumlusu konumundaki kuruluşlar açısından ihlalin tespit anı, alınan teknik tedbirler ve bildirim zamanı kayıt altına alınmalıdır. İhlalin ne zaman fark edildiğine dair iç kayıt yoksa, bildirim gecikmesi tartışması savunulabilir zeminden yoksun kalır.
Burada anlatılanlar genel çerçeveyi tanıtmayı amaçlar. Olayın teknik yapısı, verinin niteliği ve tarafların sıfatı izlenecek yolu değiştirebileceğinden, kayıtlar silinmeden önce hukuki ve teknik değerlendirmenin birlikte yapılması yararlı olur.