İçeriğe geç
AC

Veri İhlalinde Suç Duyurusu: Yetkili Merci Analizi ve Şikâyet Süresini Kaçırma Riski

28 Mart 2026 Bilişim Suçları 2 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Bir şirketin ya da kamu kurumunun sistemlerinden kişisel verilerin sızdığı olaylarda mağdurun başvurabileceği yollardan biri, fiili TCK 243-245 kapsamındaki bilişim suçları yönünden savcılığa taşımaktır. Bu yazı, veri ihlaline dayalı suç duyurusunda dosyanın hangi savcılık ve hangi mahkeme önünde şekilleneceğine; bunun yanında şikâyet hakkının nasıl sessizce tükendiğine odaklanır.

Duyuru Kime Verilir, Dosya Nerede Görülür

Suç duyurusu fiilen herhangi bir Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa verilebilir; fakat soruşturmayı yürütecek olan, suçun işlendiği yer savcılığıdır. Bilişim suçlarında bu nokta tek bir adrese sabitlenmez: verinin tutulduğu sunucunun bulunduğu yer, yetkisiz erişimin gerçekleştiği yer ve zararın doğduğu yer birlikte tartışılır. Bu yüzden dilekçe yalnızca olayı anlatmakla kalmamalı, hangi bağlantı noktasının nerede gerçekleştiğini de göstermelidir. İddianame düzenlendiğinde dosya, isnat edilen maddeye ve nitelikli hâllere göre belirlenen ceza mahkemesinde görülür; birleşen başka bir suç varsa görevli mahkeme değişebilir.

Şikâyete Bağlılık ve Altı Aylık Eşik

Süre kaybının asıl kaynağı, ihlalin hangi suç tipine oturduğunun geç belirlenmesidir. Takibi şikâyete bağlı suçlarda süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren işler ve altı ayla sınırlıdır. Veri ihlallerinde "öğrenme anı" çoğu kez tartışmalıdır: kurumun gönderdiği bildirim, basında çıkan haber ya da sızdırılan listede kendi kaydını görmek farklı tarihlere işaret eder. Bu nedenle dosyaya öğrenme anını belgeleyen bildirim e-postası, tarihli yazışma veya tespit tutanağı konulmalıdır.

Dilekçeye Eklenmesi Gerekenler

  • İhlal bildiriminin tarih ve saat bilgisiyle çıktısı
  • Hesap hareketleri, giriş kayıtları ve log talebine ilişkin açık istem
  • Ekran görüntülerinin tarihli ve doğrulanabilir biçimde saklanması
  • Sızan verinin hangi işlemde kullanıldığına dair somut zarar belgesi

Ceza Yolu Diğer Yolların Süresini Durdurmaz

Aynı olay için KVKK ekseninde Kurula şikâyet, 5651 kapsamında içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi istemi ve hukuk mahkemesinde tazminat davası ayrı ayrı gündeme gelebilir. Bu yolların her birinin kendi başvuru takvimi vardır; savcılığa duyuruda bulunmak diğerlerinin süresini işlemez kılmaz. Uygulamada en sık görülen hata, "savcılık zaten bakıyor" düşüncesiyle idari başvuru penceresinin kapanmasıdır.

Yetkisizlik Kararı Çıkarsa Ne Olur

Savcılık kendini yetkisiz görüp dosyayı başka yer savcılığına gönderebilir. Bu, hakkın kaybı anlamına gelmez; ancak dosyanın el değiştirmesi delil taleplerinin gecikmesine ve trafik kayıtlarının saklama süresi dolduğu için elde edilememesine yol açabilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirse itiraz yolu, tebliğden itibaren işleyen kısa bir süreye tabidir; bu tebligatın adres güncelliği bakımından takibi ayrıca önemlidir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Sızıntının kapsamı, kayıtların saklanma süresi ve failin belirlenebilirliği her dosyada farklı sonuç doğurur; adım atmadan önce dosyanızın kendi verileriyle hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla