Bir edimin sözleşmeye aykırı ya da ayıplı ifa edildiği iddiası, çoğu zaman haklı olsa bile ispat aşamasında zayıflar. Türk Borçlar Kanunu ayıptan doğan sorumluluğu düzenlerken alıcıya gözden geçirme ve bildirim yükü de yükler. Bu rehber, ticari ve adi ilişkilerde ayıp iddiasının delil tarafını ve bildirim usulünü ele alır.
Gözden Geçirme ve Bildirimin Zamanlaması
Teslim alınan edimin, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirilmesi ve ayıp tespit edilirse satıcıya bildirilmesi beklenir. Bildirimin geciktirilmesi, edimin zımnen kabul edildiği sonucunu doğurabilir. Gizli ayıplarda ise süre, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren değerlendirilir. Bu nedenle teslim tarihi, ilk kullanım tarihi ve ayıbın fark edildiği tarih üç ayrı veri olarak kayıt altına alınmalıdır.
Bildirim Nasıl Yapılmalı?
- Bildirimde ayıbın niteliği somut biçimde tanımlanmalı, genel şikâyet ifadeleriyle yetinilmemeli
- Hangi seçimlik hakkın kullanıldığı açıkça belirtilmeli
- Gönderim, tarihi ispatlanabilir bir kanal üzerinden yapılmalı
- Muhatabın sözleşmedeki taraf olduğu doğrulanmalı
- Bildirim örneği ve tebliğ belgesi dosyada saklanmalı
Delil Tespiti: Sonradan Telafisi Zor Bir Adım
Ayıp iddiasının konusu bir yapı, makine ya da bozulabilir bir mal ise, mevcut durumun mahkeme aracılığıyla tespit ettirilmesi çoğu dosyanın belirleyici adımıdır. Bu tespit yapılmadan onarım yoluna gidilmesi, ayıbın varlığını sonradan göstermeyi neredeyse imkânsız hale getirir. Karşı tarafın hazır bulunmadığı tek taraflı özel raporlar ise delil değeri bakımından sınırlı kalır.
Sözleşme Metninin Ayıba Etkisi
Ayıptan sorumluluğu sınırlayan veya kaldıran kayıtlar, kanunda öngörülen sınırlar içinde geçerlidir; satıcının ayıbı hile ile gizlediği hallerde bu kayıtlara dayanılamaz. Ayrıca teknik şartname, numune ve tanıtım belgeleri sözleşmenin eki sayılarak ayıbın ölçütünü belirler. Bu belgelerin sözleşmeye ek olarak imzalanmış hali dosyaya konulmadığında, ayıbın hangi standarda göre değerlendirileceği tartışmalı hale gelir.
Talebin Kurgusu ve Zamanaşımı
Onarım, bedelden indirim, ayıpsız misliyle değişim ve sözleşmeden dönme talepleri farklı hesaplama ve farklı sonuç doğurur. Talebin terditli kurulması, esas talebin kabul görmemesi ihtimaline karşı dosyayı korur. Ayıptan doğan taleplerde kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri işlediğinden, bildirim yapılmış olması tek başına süreyi durdurmaz; dava veya takip yoluna geçilmesi gerekir.
Bu değerlendirmeler genel niteliktedir ve sözleşmenizin özel hükümlerinin yerine geçmez. Ayıbı fark ettiğiniz anda bildirim ve tespit adımlarını bir hukukçuyla planlamanız, sonraki aşamalarda elinizi belirgin biçimde güçlendirir.