Bir sözleşme uyuşmazlığında taraflar genellikle aynı metni okur ama farklı sonuç çıkarır. Bu noktada belirleyici olan, metnin lafzı kadar tarafların gerçek ve ortak iradesinin nasıl ispat edildiğidir. TBK, HMK ve tüketici işlemleri bakımından TKHK çerçevesinde, sözleşme yorumuna ilişkin tartışmalar çoğu zaman usul zemininde kaybedilir.
Yorumun Dayanakları
Sözleşme yorumunda öncelik, tarafların kullandıkları sözlerin yanlış anlaşılmasına bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin araştırılmasıdır. Bunu gösterecek malzeme genellikle sözleşme metninin dışındadır:
- Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve şartname taslakları.
- Tarafların sözleşmeyi uygulama biçimi; yıllarca kabul edilen bir uygulama iradenin göstergesidir.
- Aynı taraflar arasındaki önceki sözleşmeler ve o ilişkideki teamül.
- Ödeme, teslim ve fatura kayıtlarının sözleşme metniyle uyumu.
Karşı tarafça hazırlanmış ve müzakere edilmeden kabul edilmiş genel işlem koşulları söz konusuysa, belirsiz hükümlerin düzenleyen aleyhine yorumlanacağı ilkesi ayrıca gündeme gelir.
Temerrüt ve Önel: Atlanan Basamak
Karşı tarafın borcunu ifa etmemesi hâlinde doğrudan sözleşmeden dönmek çoğu durumda mümkün değildir. Kural olarak önce temerrüdün oluşması, ardından uygun bir süre verilmesi gerekir. Bu basamak atlandığında, esasen haklı olan taraf kendisi ihlal eden konuma düşebilir. İhtarname gönderilmişse tebliğ belgesi, gönderilmemişse iradenin karşı tarafa ulaştığını gösteren kayıt saklanmalıdır.
Seçimlik Hakların Tutarlı Kullanımı
- Aynen ifa mı, dönme mi, yoksa tazminat mı isteniyor; talep baştan netleştirilmelidir.
- Bir hak kullanıldıktan sonra çelişkili biçimde diğerine geçilmesi, karşı tarafa savunma imkânı verir.
- Zarar kalemleri (fiilî zarar, yoksun kalınan kâr) ayrı ayrı ve belgeye dayalı hesaplanmalıdır.
- Cezai şart öngörülmüşse, indirim tartışmasına karşı orantılılık gerekçesi hazırlanmalıdır.
İspat Kurallarını Baştan Hesaplamak
Belirli bir değerin üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatı ve senede karşı tanıkla ispat yasağı, dava stratejisini doğrudan belirler. Sözlü mutabakatla değiştirilen bir sözleşme hükmü, yazılı delil yoksa ispatlanamayabilir. Elektronik yazışmaların delil değeri de kaynağının ve bütünlüğünün gösterilmesine bağlıdır; bu nedenle e-posta ve mesaj kayıtları, meta verileriyle birlikte muhafaza edilmelidir. Ticari nitelikteki para alacaklarında dava öncesi arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığı da dilekçe hazırlanmadan kontrol edilmelidir.
Burada anlatılanlar genel bir yol göstericidir; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın konusu farklı kurallar devreye sokabilir. İhtar göndermeden veya dava açmadan önce metni bir hukukçuyla birlikte okumanız, sonradan düzeltilemeyecek adımları önler.