Sözleşmeye aykırı ya da ayıplı bir ifadan doğan uyuşmazlıklarda sorumluluk çoğu zaman tartışmasız hâle gelir; asıl mücadele tazminatın miktarında yaşanır. TBK, HMK ve TKHK ekseninde ilerleyen bu dosyalarda talep tek bir toplam rakam olarak yazıldığında, karşı tarafın itirazı da toplam üzerinden gelir ve dosya kısır bir tartışmaya sürüklenir. Bu rehber, zarar hesabının nasıl bölümlendirileceğine ve sulh teklifinin nasıl değerlendirileceğine odaklanır.
Zararı Kalemlere Ayırmak
Hesap tablosu kurulurken her kalem kendi belgesine bağlanmalıdır. Uygulamada tipik ayrım şudur:
- Onarım veya ikame gideri: alınan teklifler, fatura ve ödeme belgeleri
- Değer kaybı: ayıbın giderilmesi mümkün olsa dahi kalan değer farkı
- Kullanım kaybından doğan zarar: kiralanan ikame ürün, duran üretim veya iptal edilen iş
- Yan giderler: nakliye, kurulum, sökme–takma ve tespit masrafları
- Sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart: koşullarının gerçekleştiğinin ayrıca gösterilmesi gerekir
Bu ayrım yapıldığında, bir kalemin reddedilmesi diğerlerini sürüklemez; tek toplam yazıldığında ise tersi olur.
İlliyet Bağını Görünür Kılmak
Talebin en çok zorlandığı nokta, zararın ayıptan kaynaklandığının gösterilmesidir. Ürünün ya da işin teslim tarihi ile zararın doğduğu tarih arasındaki zaman aralığı ne kadar açılırsa, arada başka bir nedenin bulunduğu savunması o kadar güçlenir. Bu nedenle ayıbın bildirildiği tarih, karşı tarafın verdiği yanıt ve arada yapılan müdahaleler bir zaman çizelgesine dökülmelidir. Zararı azaltmak için makul adımların atılmış olması da ayrıca gösterilmelidir; hiçbir önlem alınmadan büyüyen zarar kalemleri, hesaptan indirilebilir.
Bilirkişi Hesabına Hazırlıklı Olmak
Hesap ihtilaflarında sonucu genellikle bilirkişi raporu belirler. Rapor geldikten sonra itiraz etmek yerine, incelemeye girecek veri setini baştan düzenlemek daha etkilidir. Bunun için ticari defterlerin ilgili dönemi, aynı dönemdeki karşılaştırılabilir işlerin verileri ve fiyat değişimini gösteren kayıtlar hazır tutulmalıdır. Rapora itiraz edilecekse itiraz, sonuç rakamına değil kullanılan yönteme ve dışarıda bırakılan verilere yöneltilmelidir.
Sulh Teklifi Karşısında Karar
Sulh lehine ağır basan durumlar: kalemlerin bir kısmının belgesiz kalması, karşı tarafla ticari ilişkinin sürüyor olması, yargılama gideri ve süresinin talep tutarına oranla yüksek olması. Davaya devam lehine ağır basan durumlar: ayıbın açık ve teknik raporla desteklenmiş olması, karşı tarafın ayıbı yazılı biçimde kabul etmiş olması ve teklifin belgeli kalemlerin belirgin biçimde altında kalması. Sulh yapılacaksa metinde hangi kalemlerin kapsandığı ve hangi taleplerin saklı tutulduğu tek tek yazılmalıdır; genel ibra ifadeleri, sonradan ortaya çıkan zararı da kapsayabilir.
Not
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; sözleşmenin türü, ayıbın niteliği ve tarafların sıfatı hesabı değiştirir. Talep tutarını belirlemeden önce hesabın bir hukukçuyla birlikte çıkarılması önerilir.