Trafik kazası, itibar zedeleyen bir paylaşım, komşuluk ilişkisinden doğan zarar ya da bir hizmetin kusurlu görülmesi. Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde ilk soru çoğu zaman şu oluyor: dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu? Cevap talebin niteliğine göre değişir ve yanlış cevap, dilekçenin usulden reddine yol açar. Bu rehber, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamındaki haksız fiil taleplerinde arabuluculuk aşamasını konu alır.
Zorunluluk kişiye değil, uyuşmazlığın niteliğine bakar
Arabuluculuğun dava şartı olduğu haller kanunla sayılmıştır; ticari davalar ve tüketici uyuşmazlıklarının belirli bir bölümü bunların başında gelir. Buna karşılık her tazminat talebi kendiliğinden bu kapsama girmez. Aynı olay, tarafların sıfatına göre farklı sonuç doğurabilir: iki tacir arasındaki bir zarar talebi ile komşular arasındaki talep aynı yolu izlemez. Bu nedenle önce alacağın hukuki niteliği belirlenmeli, ardından zorunluluk sorgulanmalıdır.
Son tutanak dilekçeye eklenmezse ne olur?
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir talepte dava dilekçesine son tutanağın aslı veya onaylı örneği eklenmemişse, mahkeme dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verir. Bu ret, esasa girilmeden verildiği için hak kaybı doğurmaz gibi görünse de, zamanaşımının dolmasına az kalan dosyalarda telafisi güç sonuçlar yaratır. Tutanağın taraf isimleri, uyuşmazlık konusu ve talep kalemleri bakımından davayla örtüşmesi de aranır.
Zorunlu olmasa bile arabuluculuğun işlevi
Haksız fiil dosyalarında ihtiyari arabuluculuk üç noktada işe yarar:
- Karşı tarafın kusuru kabul edip etmediğini erken görmek
- Zararın kapsamını, bilirkişi masrafına girmeden tartışmak
- Manevi tazminat gibi takdire bağlı kalemlerde beklentileri gerçekçi bir bantta buluşturmak
- Sigortacının devrede olduğu dosyalarda ödeme iradesini yazılı hale getirmek
Anlaşma belgesi ne kadar güçlüdür?
Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanmış olmak ve gerekli hallerde icra edilebilirlik şerhi taşımak koşuluyla ilam niteliğinde belge sayılır. Bu, alacaklıya yeniden yargılamaya girmeden takip başlatma imkanı verir. Belgede ödeme tarihi, tutarı ve temerrüt hali açık yazılmazsa, icra aşamasında ihtilaf yeniden doğar.
Zamanaşımı takvimini gözden kaçırmayın
TBK, haksız fiil tazminatı için zararın ve failin öğrenilmesine bağlanan bir süre ile fiilden itibaren işleyen daha uzun bir azami süre öngörür. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımının daha uzun olması hali de değerlendirilmelidir. Zorunlu arabuluculuğa başvurulan hallerde bu sürecin zamanaşımına etkisi ayrıca hesaba katılmalıdır; süreler ezberden değil, olayın kronolojisinden çıkarılmalıdır.
Bu yazı genel bilgi amacı taşır ve her uyuşmazlığa doğrudan uygulanamaz. Talebinizin zorunlu arabuluculuk kapsamına girip girmediği, taraf sıfatları ve işin niteliği incelenerek belirlenmelidir; başvuru öncesinde hukuki görüş almak, usulden ret riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır.