Bir sözleşme ihlal edildiğinde iki soru neredeyse eşzamanlı yanıtlanmalıdır: karşı tarafa ihbar/ihtar nasıl ve ne zaman yapılacak, uyuşmazlık hangi mahkemeye taşınacak. TBK, HMK ve tüketici işlemleri bakımından TKHK ekseninde bu iki başlık ve usule aykırı işlemden doğan kayıplar aşağıda ele alınmaktadır.
İhtarname temerrüdün miladıdır
Borçlar hukukunda alacaklının seçimlik haklarını kullanabilmesi çoğu hâlde borçlunun temerrüde düşmüş olmasına bağlıdır. İhtarname, temerrüt anını, faizin başlangıcını ve verilen ek sürenin sonunu belgeleyen tek yazılı dayanak olur. İyi kurulmuş bir ihtarnamede şu unsurlar birlikte bulunur: sözleşmenin tarih ve numarasıyla kimliklendirilmesi, hangi edimin hangi ölçüde yerine getirilmediği, uygun bir ek süre ve bu süre sonunda hangi hakkın kullanılacağının açıkça bildirilmesi. Yalnızca "gereğini rica ederim" biçiminde yazılan bildirimler, sonraki aşamada dönme veya ifadan vazgeçme iddiasını desteklemez.
Görev: asliye hukuk mu, ticaret mi, tüketici mi?
Uyuşmazlığın tarafları tacir ve iş ticari işletmeleriyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi; taraflardan biri tüketici konumundaysa tüketici mahkemesi; kira ilişkisinden doğuyorsa sulh hukuk mahkemesi devreye girer. Görev kamu düzenindendir ve yanlış görevli mahkemede geçirilen aylar telafi edilemez. Sözleşmenin başlığı değil, tarafların sıfatı ve işin niteliği belirleyicidir.
Yetki seçenekleri ve ifa yeri
- Genel yetki: davalının yerleşim yeri mahkemesi her zaman yetkilidir.
- İfa yeri: sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; bu yer sözleşmede yazmıyorsa borcun niteliğine göre belirlenir.
- Yetki sözleşmesi: yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında, yazılı ve belirli bir uyuşmazlığa ilişkin olmak üzere geçerlidir; tüketici sözleşmelerindeki yetki kayıtları bu nedenle çoğu zaman sonuç doğurmaz.
Dava açmadan önceki zorunlu durak
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Bu aşama atlandığında dava usulden reddedilir. Arabuluculuk başvurusunun da yetkili büroya yapılması gerekir; karşı taraf yetkiye itiraz ederse sürecin baştan tekrarlanması zaman kaybı yaratır. Talebin bir kısmı para alacağı, bir kısmı tespit veya men talebi ise ayrımın dilekçede net yapılması gerekir.
Kayıp yaratan tipik hatalar
- İhtarnamenin sözleşmedeki bildirim adresine değil, güncel olmayan bir adrese gönderilmesi.
- Ek süre verilmeden doğrudan dönme beyanında bulunulması.
- Zamanaşımı süresinin sözleşme tipine göre değil, tek bir genel süre varsayımıyla hesaplanması.
- Fatura, teslim tutanağı ve yazışmaların tarih sırasına göre dizilmeden dosyaya sunulması.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşme metnindeki özel kayıtlar yetki ve süre sonuçlarını değiştirebileceğinden, sözleşmenizin bir hukukçu tarafından okunmasında yarar vardır.