İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Zamanaşımı Sayacı ve Delil Kurgusu: Usul Hatası Üreten Adımlar

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde tartışma çoğu kez zararın varlığında değil, sayacın ne zaman işlemeye başladığındadır. Zarar gören çoğu zaman olayı yaşadığı anda failin kim olduğunu ya da zararın gerçek boyutunu bilmez; bu bilgi aylar sonra netleşir. Türk Borçlar Kanunu bu gerçekliği tanıdığı için zamanaşımını hem öğrenmeye bağlı kısa süreye hem de fiilden itibaren işleyen uzun süreye bağlar.

Sayacın Başladığı An Neden Tartışmalıdır

Kısa süre, zarar görenin hem zararı hem de tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihte başlar. Buradaki öğrenme, tahmin veya kuşku değil, dava açmayı mümkün kılacak düzeyde bilgi anlamına gelir. Sürekli veya artarak devam eden zararlarda, tedavi sürerken durumun kesinleşmemiş olması sayacın başlangıcını etkileyebilir. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza mevzuatındaki daha uzun zamanaşımının tazminat talebine uygulanması gündeme gelir. Bu ihtimal baştan değerlendirilmezse, süresi geçtiği sanılan bir talepten gereksiz yere vazgeçilebilir.

Olay Yerinden Dosyaya: Delilin Yolculuğu

Haksız fiil delilleri hızla bozulur. Kamera kayıtları belirli bir süre sonra üzerine yazılır, olay yeri değişir, tanıkların hatırası zayıflar. Bu nedenle ilk haftada yapılması gereken işler, dava dilekçesinden önce gelir: kayıt tutan işletmeye yazılı başvuru, tutanak ve rapor örneklerinin temini, tedavi evraklarının kesintisiz toplanması, zararın parasal karşılığını gösteren fatura ve ödeme belgelerinin biriktirilmesi. Delilin kaybolma hızı yüksekse, dava açılmadan önce delil tespiti yoluna gitmek dosyanın omurgasını kurtarır.

Usul Hatası Üreten Tipik Adımlar

  • İhtarname çekilmiş olmasına güvenip zamanaşımının durduğunu varsaymak; ihtar tek başına süreyi kesmez.
  • Birden çok sorumlu bulunmasına rağmen davayı yalnız birine yöneltip diğerleri yönünden süreyi tüketmek.
  • Manevi tazminat talebini dilekçede kurmayıp sonradan eklemeye çalışmak.
  • Tüketici işleminden kaynaklanan bir zararda, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki zorunlu başvuru basamağını atlayarak doğrudan genel mahkemeye gitmek.
  • Islah imkânını, delil ve rapor tamamlanmadan erken kullanmak.

Talebi Bölmek mi, Belirsiz Alacak mı

Zararın miktarı henüz hesaplanamıyorsa talebin nasıl kurulacağı doğrudan usul meselesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, alacağın belirlenebilir olup olmamasına göre farklı dava türlerine imkân tanır; yanlış seçim, faiz başlangıcından harç yüküne kadar birçok sonucu etkiler. Sağlık raporu, hasar tespiti veya bilirkişi incelemesi olmadan miktar netleşmiyorsa, bu durumun dilekçede gerekçelendirilmesi gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; olayın niteliği, sorumluluk türü ve zararın kapsamı değiştikçe süre hesabı da farklılaşır. Elinizdeki belgelerle birlikte bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla