İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde İspat Yükü, Delil Kurgusu ve Zamanaşımı

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Haksız fiil davalarında davacı, karşı tarafın kusurlu olduğunu göstermekle yetinemez; birbirine bağlı birden çok unsuru ayrı ayrı ispat etmek zorundadır. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde delil kurgusunu ve tebligat gecikmesinin süreye etkisini ele alır.

Dört Unsur, Dört Ayrı İspat Başlığı

Sorumluluğun doğması için hukuka aykırı bir fiil, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve kural olarak kusur aranır. Dosya kurulurken her unsur için hangi delilin kullanılacağı önceden eşleştirilmelidir. Örneğin fiilin varlığı tanık ve kamera kaydıyla, zarar fatura ve ekspertiz raporuyla, illiyet bağı ise teknik rapor veya hastane kayıtlarıyla ortaya konur. Kusursuz sorumluluk hâllerinde kusur ispatı aranmaz; bu istisnaların dilekçede açıkça belirtilmesi ispat yükünü doğrudan hafifletir.

Zararın Hesabı Somutlaştırılmalı

  • Fiili zarar: onarım bedeli, tedavi gideri, yerine koyma maliyeti
  • Kazanç kaybı: gelir belgeleri, iş göremezlik raporları, sözleşme iptalleri
  • Değer kaybı: araç ve taşınmazlarda uzman raporu
  • Manevi zarar: olayın ağırlığı, tarafların konumu ve etkinin süresine ilişkin veriler

Talep belirsizse belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin baştan doğru yapılması gerekir; bu tercih hem harç hem de faiz başlangıcı bakımından sonuç doğurur.

Zamanaşımı: İki Yıl, On Yıl ve Uzun Süre

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat istemi bakımından da bu uzun süre uygulanır. Bu nedenle olayın ceza boyutu bulunup bulunmadığı, sürenin dolduğu düşünülen dosyalarda dahi ayrıca değerlendirilmelidir.

İhtarname, Temerrüt ve Tebligat Kaydı

Haksız fiilde borçlu kural olarak ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşse de, gönderilen ihtarname hem zararın miktarını hem de karşı tarafın bilgisini belgelemesi bakımından işe yarar. İhtarnamenin noter aracılığıyla gönderilmesi ve tebliğ şerhinin dosyaya konması, öğrenme tarihine ilişkin sonraki tartışmaları azaltır. Tebligatın geç ulaştığı ya da hiç ulaşmadığı iddiası, tebliğ evrakındaki somut eksikliğe dayandırılmadıkça sonuç doğurmaz.

Buradaki değerlendirmeler genel çerçeve sunar; olayın niteliği, taraflar arasındaki ilişki ve mevcut belgeler sonucu değiştirebilir. Zamanaşımı hesabı hataya açık olduğundan dava öncesinde hukuki görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla