İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil Tazminatında İhbar, Zamanaşımı ve Usul Planı

13 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde dosyayı zayıflatan iki şey vardır: geç harekete geçmek ve zararı rakamla gösterememek. Bu rehber, ihbarın süreç üzerindeki etkisini, zamanaşımı eksenini ve sulh teklifinin nasıl değerlendirileceğini ele alıyor.

İhbarın Faiz ve Temerrüt Üzerindeki Etkisi

Haksız fiilde borçlu, kural olarak fiil tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır; bu nedenle ihbar, alacağın doğması için zorunlu bir adım değildir. Buna rağmen yazılı ihtar üç bakımdan işe yarar: talebin kapsamını ve tutarını karşı tarafa bildirir, zararın büyümesini önleme yükümlülüğüne ilişkin tartışmada kayıt oluşturur ve sulh görüşmesinin başlangıç noktasını belgeler. İhtar metninde tutarın nasıl hesaplandığının gösterilmesi, sonraki aşamada çelişki iddiasını önler.

Zamanaşımının İki Ayaklı Ekseni

Haksız fiil tazminatında zamanaşımı, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren işleyen kısa süre ile fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen uzun sürenin birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Kısa süre iki, uzun süre on yıldır. Burada belirleyici olan "öğrenme" anıdır: zararın kapsamı ancak tedavi tamamlandığında ya da rapor düzenlendiğinde netleşmişse, öğrenme tarihi buna göre değerlendirilebilir. Sürekli ya da tekrar eden fiillerde her bir eylem için ayrı hesap gerekebilir.

Ceza Zamanaşımının Uzatıcı Etkisi

Fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, ceza kanunlarında öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi tazminat talebine de uygulanır. Bu kural, trafik kazaları, yaralama ve mala zarar verme gibi dosyalarda pratikte sonucu değiştirir. Bu nedenle hukuk davası hazırlanırken ceza soruşturması bulunup bulunmadığı mutlaka araştırılmalı, varsa dosya numarası dilekçede belirtilmelidir.

Zararı Ölçülebilir Hâle Getirmek

  • Fiilî zarar: onarım faturaları, ödeme belgeleri, ekspertiz raporu.
  • Kazanç kaybı: gelir belgeleri, iş göremezlik raporu, sipariş iptalleri.
  • Manevi zarar: olayın ağırlığını gösteren tıbbi ve tanık delilleri.
  • Müterafik kusur iddiasına karşı: olay yeri tespiti, kamera kaydı, tutanaklar.

Arabuluculuk Dava Şartı Kontrolü ve Sulh Kararı

Her tazminat davası dava şartı arabuluculuğa tabi değildir; uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığı ya da tüketici işleminden doğup doğmadığı belirleyicidir. Bu tespit yapılmadan açılan dava usulden reddedilebilir. Sulh teklifi geldiğinde ise karar, duygusal değil hesaba dayalı olmalıdır: teklif edilen tutar, belgelenebilir zarar ile işleyecek faiz toplamının ne kadarını karşılıyor, karşı tarafın ödeme gücü nedir ve teklif tek seferde mi taksitle mi ödenecektir. Sulh metnine "tüm talepler" ibaresi yazılırken, henüz ortaya çıkmamış zararlar bakımından saklı tutulan haklar açıkça belirtilmelidir.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; olayın türü ve tarafların sıfatı değerlendirmeyi değiştirebilir. Belgelerinizle birlikte hukuki görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla