Aynı olay, hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. TBK bu iki sorumluluk türünü ayrı esaslara bağlar; HMK talebin nasıl kurulacağını belirler; taraflardan biri tüketici ise TKHK devreye girerek yetkili mercii ve bazı kuralları değiştirir. Bu rehber, iki sorumluluğun kesiştiği dosyalarda talebin nasıl kurulacağına ve delil eksikliğinin nerede ortaya çıktığına odaklanır.
Aynı Olay, İki Ayrı Sorumluluk
Ayrımın pratik önemi üç noktada toplanır: kusurun ispatı, zamanaşımı ve ispat yükünün dağılımı. Sözleşmesel sorumlulukta borçlunun kusursuzluğunu ortaya koyması beklenirken, haksız fiilde kural olarak zarar görenin kusuru göstermesi gerekir. Zamanaşımı süreleri de aynı değildir; fiilin suç oluşturduğu hâllerde daha uzun sürenin uygulanması gündeme gelebilir. Bu nedenle olay, baştan tek bir kalıba sokulmamalıdır.
Sözleşme Yorumunda Bakılan Kaynaklar
Yorum tartışması genellikle metnin lafzı ile tarafların gerçek iradesi arasındaki farktan doğar. Uygulamada başvurulan kaynaklar şunlardır:
- Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif ve şartname metinleri
- Tarafların sözleşme sonrası fiilî uygulaması (ödeme biçimi, teslim alışkanlığı, faturalandırma)
- Aynı taraflar arasındaki önceki sözleşmelerin pratiği
- Sektörde yerleşik teamül ve teknik standartlar
- Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin denetimi
Delil eksikliği çoğunlukla ikinci maddede ortaya çıkar: taraflar arasındaki fiilî uygulama sözlü kaldığı için yorumun en güçlü dayanağı kayıt altına alınmamıştır.
Talep Sonucunun Ölçülebilir Kurulması
- Zarar kalemlerini ayırın: fiilî zarar, yoksun kalınan kâr, giderler.
- Her kalem için hesabın dayanağını gösterin (fatura, keşif bedeli, üçüncü kişiye ödenen tazminat).
- Faizin türünü ve başlangıç tarihini ayrıca belirtin; temerrüdün ne zaman doğduğunu ihtarname ile bağlayın.
- Belirsiz alacak, kısmi dava veya tam eda davası tercihini bilinçli yapın; sonradan değiştirmenin usulî sınırları vardır.
Karşı Tarafın Savunmasına Hazırlık
Bu tür dosyalarda en sık gelen savunmalar; sözleşmedeki sorumsuzluk kaydı, zararın karşı tarafın kendi davranışından doğduğu, ihbar ve muayene külfetinin yerine getirilmediği ve zamanaşımıdır. Sorumsuzluk kayıtlarının her koşulda geçerli olmadığı, özellikle ağır kusur hâllerinde ve genel işlem koşulu denetiminde sınırlandığı unutulmamalıdır. Bu savunmalara cevap, dava dilekçesi yazılırken hazırlanır; replik aşamasına bırakıldığında çoğu zaman belge toplamak için vakit kalmaz.
Uzlaşma Seçeneğinin Değerlendirilmesi
Ticari nitelikteki para alacaklarında dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşama yalnızca bir formalite olarak görülmemeli; karşı tarafın savunma hattını erkenden gösterdiği bir bilgi kaynağı olarak kullanılmalıdır. Anlaşma sağlanamasa bile, tutanağa geçen beyanlar sonraki aşamada değerlendirilebilir.
Yukarıdakiler genel çerçevedir; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın niteliği izlenecek yolu değiştirir. Somut uyuşmazlıkta sözleşme metniyle birlikte bir hukukçudan değerlendirme alınması önerilir.