İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Arabuluculuk: Dava Şartı mı, Yetki Sorunu mu?

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan bir alacak ya da tazminat talebinde, dava dilekçesi yazılmadan önce cevaplanması gereken soru şudur: bu uyuşmazlık dava açılmadan önce arabulucuya götürülmek zorunda mı? Yanlış cevap, dava şartı yokluğundan usulden ret anlamına gelir. TBK ve HMK çerçevesinde bu rehber, arabuluculuk kapısıyla mahkeme kapısı arasındaki geçişi ve usule aykırı işlem riskini ele alır.

Önce Uyuşmazlığın Niteliğini Doğru Etiketleyin

Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı, tarafların sıfatına ve talebin konusuna göre belirlenir. İki tacir arasındaki, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile tüketici işlemlerinden doğan belirli uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Buna karşılık ihtiyati tedbir talebi, menfi tespit gibi bazı dava türleri ya da sözleşmenin geçersizliğinin tespiti gibi para alacağına indirgenemeyen talepler farklı değerlendirilir. Talebi "alacak" olarak mı yoksa "tespit" olarak mı kurduğunuz, hangi kapıdan gireceğinizi belirler.

Arabuluculuk Tutanağının Mahkemedeki Ağırlığı

Son tutanak yalnızca bir formalite belgesi değildir. Tutanakta uyuşmazlığın konusu dar yazılmışsa, sonradan açılan davada ileri sürülen talep kalemlerinin tutanak kapsamı dışında kaldığı ileri sürülebilir. Bu nedenle arabuluculuk başvuru formunda ve son tutanakta, sözleşmenin tümünden doğan alacak kalemleri geniş ve açık biçimde tanımlanmalıdır. Karşı tarafın toplantıya katılmaması hâlinde bu durumun tutanağa geçirilmesi, yargılama gideri açısından da sonuç doğurur.

Yetkili Mahkeme: Sözleşmedeki Kayıt Her Zaman Geçerli mi?

Sözleşmeye konulan yetki kaydı, ancak tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerli biçimde kurulabilir. Taraflardan biri tacir değilse, matbu sözleşmedeki yetki maddesi tek başına mahkemenin yetkisini kuramaz; genel yetki kuralı olan davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi devreye girer. İfa yeri tartışması, özellikle hizmet ve eser sözleşmelerinde çekişmelidir; edimin fiilen nerede yerine getirildiği yazışmalarla desteklenmelidir.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

  • Taraflar tacirse ve uyuşmazlık ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa asliye ticaret mahkemesi
  • Tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi
  • Genel nitelikteki sözleşme uyuşmazlıklarında asliye hukuk mahkemesi
  • Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi

Görevsiz mahkemede açılan dava, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesiyle sonuçlanabilirse de bu süreçte hem zaman hem de kimi hâllerde zamanaşımı avantajı kaybedilebilir.

İhtarnamenin Stratejik Konumu

Arabuluculuk öncesinde çekilen ihtarname, temerrüdün oluştuğu anı belgeler ve faiz başlangıcını sabitler. İhtarnamede sözleşmenin hangi hükmünün ihlal edildiği, hangi edimin ne zamana kadar yerine getirilmesi gerektiği ve süre sonunda hangi hakkın kullanılacağı ayrı ayrı yazılmalıdır. "Gereğinin yapılması" biçimindeki genel ifadeler, sonradan dönme veya fesih hakkının kullanıldığını ispat etmeye yetmez.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; sözleşmenin metni, taraf sıfatları ve yazışma geçmişi sonucu tamamen değiştirebilir. Başvuru yolunu seçmeden önce sözleşmenin bütünüyle değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla