İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde İhbar Yükümlülüğü ile Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 91 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık iddiasının kaderi çoğu kez dava açılmadan önce belirlenir: ihbarın zamanında ve doğru biçimde yapılıp yapılmadığı, sonradan telafi edilemeyen bir eşiktir. Bu rehber, ihbar yükümlülüğü ile davanın nerede açılacağı sorusunu birlikte ele alır.

İhbarın İşlevi: Temerrüt mü, Ayıp Bildirimi mi

Uygulamada tek bir ihtarname ile iki farklı sonuç doğurulmaya çalışılır ve bu karışıklık aleyhe yorumlanır. Ayrım şudur:

  • Borçluyu temerrüde düşürmek için yapılan ihtar: edimin yerine getirilmesi için süre verir
  • Ayıp veya eksik ifa bildirimi: teslim edilen edimin sözleşmeye aykırılığını tespit eder
  • Dönme veya fesih beyanı: sözleşmenin akıbetine ilişkin yenilik doğuran bir irade açıklamasıdır
  • Zarar bildirimi: tazminat talebinin dayanağını ve kapsamını belirler

Aynı metinde hem süre verip hem sözleşmeden dönüldüğünü bildirmek, beyanın hangi anda hüküm doğurduğunu tartışmalı hale getirir.

İhbarın İspatı

TBK bakımından şekil şartı öngörülmeyen hallerde bile, ihbarın yapıldığının ispatı bildirimi yapana düşer. Bu nedenle:

  1. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamede, muhatabın sözleşmedeki adresi kullanılmalıdır
  2. Elektronik yazışma kullanılacaksa sözleşmede bu kanalın bildirim adresi olarak kabul edildiği gösterilmelidir
  3. Tacirler arası ilişkilerde TTK'nın öngördüğü bildirim biçimleri ayrıca gözetilmelidir
  4. İhbar tarihi ile zamanaşımı hesabının kesişimi bir tabloda tutulmalıdır

Yetkili Mahkeme: Sözleşmedeki Kayıt Her Zaman Geçerli Değil

Genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Taraflar yetki sözleşmesi yapmışsa bu kayıt bağlayıcı olabilir; ancak HMK, yetki sözleşmesi yapma imkânını yalnızca tacirler ile kamu tüzel kişileri bakımından tanır. Karşı taraf tüketici konumundaysa TKHK'nın koruyucu yetki kuralları öne çıkar ve sözleşmedeki yetki kaydı tüketici aleyhine sonuç doğuramaz.

Görev Ayrımının Sonuca Etkisi

Aynı uyuşmazlık, tarafların sıfatına göre farklı mahkemelerde görülür. İlişkinin her iki taraf için de ticari iş sayıldığı hallerde asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve arabuluculuk bir dava şartı olarak devreye girer. Tüketici işlemlerinde ise parasal sınıra göre önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekebilir. Görevsiz mahkemede geçirilen süre, esas hakkında hiçbir sonuç doğurmadığı gibi delil toplama takvimini de geriye atar.

Talep Kalemlerinin Ölçülebilir Kurulması

Tazminat talebi, ihlalin doğrudan sonucu olan zarar kalemleriyle sınırlıdır. Bu nedenle dilekçede her kalem ayrı satırda gösterilmeli, hesap yöntemi belirtilmeli ve varsa cezai şart ile tazminat talebi arasındaki ilişki açıklanmalıdır. Cezai şartın talep edilmesi, aşan zararın ayrıca istenmesine engel olabileceğinden, sözleşme metnindeki ifade bu açıdan da okunmalıdır.

Bu açıklamalar genel niteliktedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve yazışma geçmişi sonucu değiştirebileceğinden, ihtarname göndermeden önce metni bir hukukçuya kontrol ettirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla