Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat taleplerinde dosyanın kaderini çoğu zaman ispat değil, takvim belirler. Alacak gerçekten doğmuş olsa bile talebin hangi tarihte muaccel hâle geldiği, ihtarın hangi anda çekildiği ve zamanaşımının ne zaman işlemeye başladığı netleştirilmeden kurulan dosyalar, esasa hiç girilmeden reddedilebilir. Aşağıdaki plan, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde tazminat talebinin zaman eksenini kurmaya odaklanır.
Birbirine Karıştırılan Üç Tarih
Tazminat dosyalarında üç ayrı tarih vardır ve bunlar aynı şey değildir: borcun ifa edilmesi gereken tarih, alacaklının zararı öğrendiği tarih ve borçlunun temerrüde düştüğü tarih. Sözleşmesel taleplerde zamanaşımı kural olarak alacağın muaccel olduğu andan itibaren işler; buna karşılık gecikme faizi ve gecikme zararı temerrüt tarihinden itibaren hesaplanır. Dosyanın ilk sayfasına bu üç tarih ayrı satırlar hâlinde yazılmadığında, ıslah aşamasında telafisi güç bir eksiklik ortaya çıkar.
İhtarnamenin İşlevi ve Sınırı
Vadesi belirli olmayan borçlarda temerrüt için ihtar gerekir; vadesi belirli borçlarda vadenin geçmesi yeterlidir. Uygulamadaki en yaygın yanılgı, noter ihtarının zamanaşımını durdurduğu ya da kestiği varsayımıdır. Türk Borçlar Kanunu zamanaşımını kesen sebepleri sınırlı biçimde düzenlemiştir ve tek başına ihtar bunların arasında yer almaz. İhtar, temerrüdün ve faiz başlangıcının ispatı için değerlidir; süreyi uzatmak için değil.
Bu yüzden ihtar metninde talep konusu edim, istenen tutar veya tutarın hesaplanma yöntemi, tanınan süre ve sürenin sonuçsuz geçmesi hâlinde başvurulacak yol açıkça yazılmalı; tebliğ şerhi ve tebliğ tarihi dosyanın ayrı bir klasöründe saklanmalıdır.
Genel Süre ile Özel Sürelerin Kesişimi
Borçlar hukukunda genel zamanaşımı süresi on yıldır. Ancak kira bedeli gibi dönemsel edimler, vekâlet ilişkisinden ve eser sözleşmesinden doğan bazı talepler ile ayıba dayalı istemler için daha kısa özel süreler öngörülmüştür. Sözleşme bir tüketici işlemi niteliğindeyse Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun devreye girer ve hem süre hem başvuru mercii değişir. Dolayısıyla sıralama şudur: önce sözleşmenin hukuki niteliği, sonra süre, en sonda talep.
Takvimi Kâğıda Dökmek
- Sözleşmenin türü ve varsa özel zamanaşımı hükmü tespit edilir.
- Muacceliyet tarihi belgeyle sabitlenir; belirsizse ihtar planlanır.
- İhtar tebliğ tarihi, verilen süre ve sürenin bitimi tek tabloya işlenir.
- Zamanaşımının dolacağı gün ile bundan en az iki ay önceye bir kontrol noktası konur.
- Dava veya icra takibi tercihinin son karar tarihi baştan belirlenir.
Hak Kaybını Önleyen Kontroller
- Kısmi ödeme veya yazılı borç ikrarı varsa, zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı gün not edilir.
- Belirsiz alacak ve kısmi dava tercihi, faiz ve zamanaşımı sonuçları birlikte değerlendirilerek yapılır.
- Karşı tarafın birden fazla olduğu ilişkilerde her borçlu için ayrı süre satırı tutulur.
- Yabancılık unsuru varsa uygulanacak hukuk ve süre rejimi ayrıca incelenir.
Buradaki değerlendirmeler genel nitelikte olup her sözleşme kendi metni ve yazışma geçmişiyle birlikte okunmalıdır. Süre hesabı tek bir belgeye bağlı kaldığında yanılma payı büyür; bu nedenle somut dosyanız için avukatınızla birlikte bir takvim çıkarmanız yerinde olur.