İçeriğe geç
AC

Sözleşmesel Tazminatta İfa Yeri, Yetki Kaydı ve Görev İncelemesi

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat taleplerinde dosyanın ilk üç sayfası çoğu zaman sonucu belirler: talebin hukuki niteliği, davanın açılacağı mahkeme ve sözleşmedeki yetki kaydının geçerliliği. Bu rehber, tazminat istemini sözleşme yorumu ile birlikte merci ekseninde inceler.

Talebin Niteliği Mahkemeyi Belirler

Aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil sorumluluğu doğabilir. Talebin hangisine dayandırıldığı yalnızca zamanaşımını değil, ispat yükünü ve yetkili mahkemeyi de etkiler. Taraflardan en az biri tacir ise ve uyuşmazlık ticari işletmeyi ilgilendiriyorsa asliye ticaret mahkemesi, aksi halde genel görevli asliye hukuk mahkemesi devrededir. Görev kuralı kamu düzenindendir; yargılamanın her aşamasında resen gözetildiğinden yanlış mahkemede geçirilen aylar telafi edilemez.

İfa Yeri ve Yetki Kaydının Sınırları

Genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak yetkilidir; para borçlarında ifa yerinin belirlenmesi çoğu tartışmanın odağıdır. Sözleşmeye konulan yetki kaydı ise yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir ve aksi kararlaştırılmadıkça yalnızca gösterilen mahkemeyi yetkili kılar. Tüketici sıfatı taşıyan tarafın bulunduğu ilişkilerde bu tür kayıtlara dayanılması sonuç vermez.

Sözleşme Yorumunda Hangi Deliller Öne Çıkar

Yorumda esas alınan ölçüt, kullanılan sözcüklerin değil tarafların gerçek ve ortak iradesinin araştırılmasıdır. Bu nedenle sözleşme metnine ek olarak şu kayıtlar dosyaya eklenmelidir:

  • Sözleşme öncesi teklif, şartname ve yazışmalar
  • İfa sürecinde düzenlenen tutanak, teslim belgesi ve hakediş kayıtları
  • Tarafların önceki uygulamaları ve sektörde yerleşik teamüller
  • Cezai şart ve sınırlama kayıtlarının hangi aşamada müzakere edildiğine ilişkin izler

Ticari Nitelik ve Arabuluculuk Basamağı

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat istemli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu basamak atlandığında dava usulden reddedilir. Uzlaşma ile dava arasındaki tercihte, zararın miktarının hesap raporuyla ortaya konabilir olması, karşı tarafın ödeme gücü ve ticari ilişkinin sürdürülüp sürdürülmeyeceği birlikte tartılmalıdır. Miktarın baştan belirlenemediği hallerde ise belirsiz alacak davası biçiminde talep kurulması gündeme gelir.

Bu yazı genel bir çerçeve sunmaktadır; sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve zararın türü çözümü değiştirebilir. Dava veya arabuluculuk kararından önce belgelerin bütün olarak incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla