İçeriğe geç
AC

Haksız Fiilde Tazminat Hesabı: Görevli Mahkeme Seçimi ve Sulh ile Dava Arasındaki Denge

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 3 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Haksız fiil dosyalarında sonucu belirleyen iki teknik başlık vardır: talebin hangi mahkemede ileri sürüleceği ve tazminat kalemlerinin nasıl hesaplanacağı. Bu rehber, TBK sistematiğindeki tazminat kalemlerini ayrıştırarak, sulh teklifi ile dava açma kararının hangi verilerle verilmesi gerektiğini anlatır.

Görev sorusu: asliye hukuk mu, tüketici mahkemesi mi, ticaret mi?

Haksız fiil kural olarak asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Ancak zarar bir mal veya hizmet ilişkisinden doğuyorsa TKHK kapsamında tüketici mahkemesi, taraflar arasında ticari iş niteliğinde bir bağ varsa asliye ticaret mahkemesi görevli hale gelebilir. Görev kuralı kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır; bu nedenle dava dilekçesi yazılmadan önce ilişkinin niteliği belirlenmelidir. Yetki bakımından ise davalının yerleşim yeri yanında haksız fiilin işlendiği yer ve zararın meydana geldiği yer mahkemeleri de seçenek sunar.

Tazminat kalemlerini ayrıştırmak

  • Fiili zarar: onarım, yenileme, tedavi ve nakil giderleri
  • Kazanç kaybı: çalışılamayan dönem ve gelir belgeleri ile desteklenir
  • Değer kaybı: aracın veya malın piyasa değerindeki azalma
  • Bakım ve destekten yoksun kalma: bağımlılık ilişkisiyle ispatlanır
  • Manevi tazminat: olayın ağırlığı ve tarafların durumu üzerinden değerlendirilir

Hesabın ispat yükü ile ilişkisi

Zararın varlığını ve miktarını ispat yükü kural olarak zarar görendedir. Bu nedenle fatura, ödeme dekontu, sağlık kayıtları ve gelir belgeleri olayla tarih bağlantısı kurulacak biçimde sıralanmalıdır. Miktarın tam olarak belirlenemediği hallerde HMK sistematiğindeki belirsiz alacak veya kısmi dava seçenekleri gündeme gelir; bu tercih harç, zamanaşımı ve ıslah imkanı bakımından farklı sonuçlar doğurduğundan baştan bilinçli yapılmalıdır. Kusur oranı tartışmalıysa dosyaya teknik rapor sunulması, bilirkişi incelemesinden önce müzakere gücünü artırır.

Sulh mü, dava mı? Karar verirken bakılacak veriler

Sulh teklifi, sorumluluğun tartışmasız olduğu ve zararın belgelerle net biçimde hesaplanabildiği dosyalarda genellikle avantajlıdır; yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve süre maliyeti ortadan kalkar. Buna karşılık kusur paylaşımı çekişmeli, sorumlu sayısı birden fazla veya sigorta ile fail arasındaki sorumluluk sınırı belirsizse, erken sulh çoğu kez gerçek zararın altında kalır. Uygulamada doğru sıralama şudur: önce zarar kalemleri belgelenir, sonra alt sınır hesaplanır, ancak ondan sonra teklif değerlendirilir. İbraname imzalanırken kapsamın hangi kalemleri içerdiği ayrıca yazılmalıdır.

Zamanaşımı ve faiz başlangıcı

Haksız fiilde zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesine bağlı kısa süre ile fiilin gerçekleşmesine bağlı uzun sürenin birlikte işlediği ikili bir yapıdadır; fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir. Faizin hangi tarihten işletileceği talep sonucunda açıkça belirtilmezse, hüküm altına alınan tutarın reel değeri düşer. Bu ayrıntı, uzayan dosyalarda tazminatın gerçek karşılığını doğrudan etkiler.

Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir. Zarar kalemleri ve kusur değerlendirmesi olaya göre değiştiğinden, teklif kabul edilmeden veya dava açılmadan önce dosyanın bireysel olarak incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla