İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Arabuluculuk Zorunlu mu? Görev, Yetki ve Dava Kararı

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Bir zararın karşılanması talebi, tek bir kalıba sığmaz. Aynı olaydan doğan tazminat talebi; sözleşmenin ihlaline, haksız fiile ya da sebepsiz zenginleşmeye dayandırılabilir ve bu tercih hem görevli mahkemeyi hem de dava öncesinde bir basamağın zorunlu olup olmadığını değiştirir. Dilekçe yazılmadan önce yapılması gereken ilk iş, talebin hukuki niteliğini net biçimde belirlemektir.

Talebin Niteliği Görevi Belirler

TBK kapsamındaki genel tazminat talepleri kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Taraflardan her ikisi de tacir ve uyuşmazlık ticari işletmelerini ilgilendiriyorsa asliye ticaret mahkemesi devreye girer. Zarar gören tüketici sıfatını taşıyorsa TKHK uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir. Görev kuralları kamu düzenindendir; yargılamanın her aşamasında dikkate alınır ve yanlış mahkemede geçirilen aylar geri gelmez.

Arabuluculuk Basamağı Her Dosyada Zorunlu Değildir

  • Konusu para alacağı olan ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru dava şartıdır
  • Belirli bir tutarın üzerindeki tüketici uyuşmazlıklarında da dava öncesi arabuluculuk aranır
  • Haksız fiilden doğan bedensel zarar veya ölüm nedeniyle açılacak taleplerde kanun ayrık düzenleme öngörmüştür
  • İhtiyati tedbir talebi, arabuluculuk sürecine rağmen mahkemeden istenebilir

Zorunlu olduğu hâlde atlanan arabuluculuk basamağı, davanın usulden reddiyle sonuçlanır ve bu sırada zamanaşımı bakımından riskli bir süre geçmiş olabilir.

Yetkili Yer Nasıl Seçilir

  1. Genel kural uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi her zaman seçenektir.
  2. Sözleşmeden doğan taleplerde ifa yeri mahkemesi de gündeme gelir.
  3. Haksız fiil kaynaklı taleplerde fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya zarar görenin yerleşim yeri değerlendirilir.
  4. Sözleşmedeki yetki kaydının, tarafların sıfatı bakımından geçerli olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Miktarı Belirlerken Yapılan Hata

Zararın tam olarak hesaplanamadığı dosyalarda tüm tutarın baştan yazılması, fazla harç ödenmesine ya da eksik talep nedeniyle hak kaybına yol açabilir. HMK'nın belirsiz alacak ve kısmi dava imkânları bu noktada devreye girer; ancak her talep için bu yolların kullanılamayacağı unutulmamalıdır. Faiz başlangıcı da ayrıca belirlenmelidir: temerrüt ihtarı çekilmişse ihtar tarihi, çekilmemişse dava tarihi tartışma konusu olur.

Masada Anlaşmayı Mantıklı Kılan Durumlar

Sorumluluğun paylaşıldığı, yani zarar görenin de kusurunun tartışılabildiği dosyalarda yargılama sonucu belirsizdir. Böyle dosyalarda makul bir anlaşma, uzun süren bilirkişi incelemelerinden ve kanun yolu aşamasından daha öngörülebilir sonuç verir. Buna karşılık sorumluluk açık ve belgeliyse, erken teklif çoğu zaman gerçek zararın altında kalır.

Bu içerik genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır; olayın gelişimi, taraf sıfatları ve zararın türü sonucu değiştirebilir. Zamanaşımı süreleri talebin dayanağına göre farklılaştığından, karar vermeden önce dosyanızı hukuki incelemeye açmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla