İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacakta Zamanaşımı: Arabuluculuk Süreyi Durdurur mu, Dava Nereye Açılır?

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Alacak dosyalarında en sessiz kayıp, karşı tarafın itirazından değil takvimin işlemesinden doğar. Sözleşmeden doğan bir alacakta zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünde, esasa ilişkin tüm haklılık tartışması anlamını yitirebilir. Bu rehber, Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ekseninde zamanaşımı ile arabuluculuk aşamasının kesişimini ve mahkeme seçimini ele alıyor.

Sürenin Ne Zaman Başladığı Tartışmanın Kalbidir

Türk Borçlar Kanunu, alacağın türüne göre farklı zamanaşımı süreleri öngörür; genel süre ile kira bedeli, ücret ve benzeri dönemsel edimler için öngörülen süre aynı değildir. Süre kural olarak alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Bu nedenle önce şu belirlenmelidir: edim ne zaman istenebilir hale geldi, taksitli bir yapı varsa her taksit için ayrı bir başlangıç mı söz konusu, borçlunun ikrarı veya kısmi ödemesi süreyi kesmiş midir? Kısmi ödeme, teminat verilmesi veya borcun yazılı olarak kabulü zamanaşımını kesen tipik hallerdir ve bu belgeler dosyada olduğunda tablo tamamen değişir.

Kesilme ve Durma Aynı Sonucu Doğurmaz

  • Kesilme: süre sıfırlanır ve yeniden işlemeye başlar.
  • Durma: engel süresince süre işlemez, engel kalkınca kaldığı yerden devam eder.
  • Dava açılması, icra takibi başlatılması ve borcun ikrarı kesilme sonucu doğuran başlıca hallerdir.
  • Dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk sürecinde, büroya başvuru ile sürecin sona ermesi arasında geçen dönem bakımından arabuluculuk mevzuatında özel bir koruma öngörülmüştür; bu nedenle başvuru tarihi ve son tutanak tarihi mutlaka belgelenmelidir.
  • İhtiyari arabuluculuk tercih edilecekse bu korumanın kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi Mahkeme: Ticari, Tüketici, Genel

Alacağın kaynağı görevli mahkemeyi belirler. İki tacir arasındaki ticari işten doğan alacak asliye ticaret mahkemesinde, tüketici işlemi niteliğindeki sözleşmelerden doğan talepler Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici mahkemesinde, diğer haller ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yer bakımından davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de gündeme gelir. Sözleşmede yetki kaydı varsa bu kaydın tarafların sıfatına göre geçerli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir; tüketici aleyhine getirilen yetki kayıtları bakımından farklı bir değerlendirme yapılır.

Zamanaşımı Tartışmalıysa Uzlaşma Masasında Ne Değişir?

  1. Süre şüpheliyse, müzakerede elde edilecek indirimli ama kesin tahsilat, riskli bir davadan daha değerli olabilir.
  2. Ancak müzakere sırasında verilecek beyanlar, borcun ikrarı veya alacaktan feragat olarak yorumlanabileceğinden metin dikkatle yazılmalıdır.
  3. Anlaşma sağlanamayacaksa müzakerede geçirilen süre boyunca takvimin nasıl işlediği takip edilmelidir.
  4. Anlaşma metninde hangi kalemlerin kapsandığı, faiz ve masrafların durumu tek tek belirtilmelidir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Alacağın türü, sözleşmenin niteliği ve tarafların sıfatı hem süreyi hem de başvurulacak mahkemeyi değiştirebileceğinden, süre sonuna yaklaşan bir dosyada beklemeden hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla