Tazminat dosyalarında hesap tartışması çoğu zaman bilirkişi raporuyla başlar sanılır; oysa hesabın çerçevesi dava dilekçesindeki üç tercihle çizilir: hangi mahkemede, hangi yer yönünden yetki kuralına dayanarak ve hangi talep türüyle dava açıldığı. Bu üç tercih yanlış kurulduğunda, esasen haklı bir alacak usul nedeniyle eksik hüküm altına alınabilir.
Görev: Asliye Hukuk, Ticaret ve Tüketici Ayrımı
Genel görevli mahkeme asliye hukuktur. Ancak uyuşmazlık her iki taraf yönünden ticari işletmeyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi, mal veya hizmeti nihai olarak kullanan kişiyle satıcı arasındaki ilişkiden doğuyorsa 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici mahkemesi görevlidir. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez, mahkeme kendiliğinden gözetir. Ticari nitelikteki alacak davalarında arabuluculuğa başvurmuş olmak ise dava şartıdır ve eksikliği usulden redde yol açar.
Yetki Seçenekleri ve Seçimin Hesaba Etkisi
Sözleşmeden doğan taleplerde davalının yerleşim yeri yanında borcun ifa edileceği yer mahkemesi de gündeme gelir. Haksız fiile dayanan taleplerde fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri arasında seçim yapılabilir. Seçim yalnızca coğrafi kolaylık meselesi değildir: keşif, tanık dinlenmesi ve teknik inceleme aynı yerde yürütülebiliyorsa hesap süreci hem hızlanır hem de tutarlı yürür.
Talep Türü: Kısmi Dava mı, Belirsiz Alacak mı
Zararın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası; belirlenebiliyor ancak bir bölümü isteniyorsa kısmi dava söz konusu olur. İkisinin faiz başlangıcı, zamanaşımının kesilme kapsamı ve harç sonuçları farklıdır. Miktar belirlenebilir olduğu hâlde belirsiz alacak davası açılması, davanın bu yönden reddine yol açabildiğinden, dilekçe yazılmadan önce zararın hesaplanabilirliği dürüstçe değerlendirilmelidir.
Rapora İtirazın Usulü
- İtiraz, rapor tebliğinden itibaren mahkemece verilen süre içinde yazılı olarak yapılmalıdır.
- İtiraz genel cümlelerle değil, hesap kalemi ve dayanak belge gösterilerek somutlaştırılmalıdır.
- Kusur oranı, hesaba esas kazanç ve indirim kalemleri ayrı başlıklarda tartışılmalıdır.
- Ek rapor talebi ile yeni bilirkişi talebi birbirinden ayrılarak ileri sürülmelidir.
Usule Aykırılıktan Doğan Tipik Kayıplar
- Ticari dava olduğu hâlde arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması.
- Görevsiz mahkemedeki yargılamanın uzaması nedeniyle delillerin kaybolması.
- Islah imkânının, hakkın bir kez kullanılabildiği gözetilmeden erken tüketilmesi.
- Faiz türü ve başlangıç tarihinin talep sonucunda hiç belirtilmemesi.
Bu açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Zararın türü, tarafların sıfatı ve sözleşme hükümleri görev ile yetki sonucunu değiştirebileceğinden, dava açılmadan önce dosyanın somut olarak değerlendirilmesi önerilir.