Tazminat talebinin başarısı çoğu kez hukuki dayanağın gücünden çok, zararın nasıl hesaplandığına ve davanın hangi türde açıldığına bağlıdır. TBK zararın kapsamını, HMK ise talebin ileri sürülme biçimini belirler; talep tüketici işleminden doğuyorsa TKHK devreye girer. Aşağıdaki çerçeve, dava açılmadan önce hesap ve usul uyumunu denetlemek içindir.
Zararı kalem kalem kurmak
Toplu bir rakam yerine zarar kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi, hem bilirkişi incelemesini kolaylaştırır hem de kısmi kabul halinde hangi kalemin reddedildiğini görünür kılar. Fiilî zarar, yoksun kalınan kâr, tedavi ve bakım giderleri ile manevi zarar birbirinden ayrılmalı; her kalemin dayandığı belge kalemin yanında gösterilmelidir. Belgesi bulunmayan kalemler için hangi delile dayanılacağı baştan belirlenmezse, yargılama sırasında bu kalemler eriyip gider.
Belirsiz alacak mı, kısmi dava mı?
Zararın miktarı davanın açıldığı anda tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası, belirlenebiliyor ancak talebin bir bölümü isteniyorsa kısmi dava gündeme gelir. Bu tercih yalnızca teknik bir ayrım değildir; zamanaşımının kesilmesi ve harç yükü bakımından farklı sonuçlar doğurur. Miktarın aslında belirlenebilir olduğu bir alacağın belirsiz alacak olarak açılması, dosyanın usulden reddine yol açabilir. Islah imkânı ise sınırlıdır ve zamanlaması kaçırıldığında telafi edilemez.
Faiz ve zamanaşımı
Faizin hangi tarihten itibaren isteneceği, borcun kaynağına göre değişir. Haksız fiilden doğan taleplerde zarar tarihi, sözleşmeden doğan taleplerde ise kural olarak temerrüde düşürülen tarih esas alınır. Bu nedenle ihtarnamenin tebliğ belgesi dosyanın en kritik evraklarından biridir. Zamanaşımı süreleri de talebin kaynağına göre farklılaştığından, dava açmadan önce sürenin hangi tarihte işlemeye başladığı yazılı olarak tespit edilmelidir.
Yanlış kapıya gitmemek
- Uyuşmazlık tüketici işleminden doğuyorsa parasal sınıra göre hakem heyeti veya tüketici mahkemesi
- İki tarafın da tacir olduğu ve ticari işletmeyle ilgili uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi
- Konusu para olan ticari davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk aşaması
- Bunların dışında kalan genel nitelikli taleplerde asliye hukuk mahkemesi
Dava öncesi hesap denetimi
- Her zarar kalemi ayrı satırda ve belgesiyle eşleştirildi mi?
- Faiz başlangıç tarihi ve türü dilekçede açıkça yazıldı mı?
- Zamanaşımının başlangıcı belgeye dayandırıldı mı?
- Zorunlu arabuluculuk gerekiyorsa son tutanak alındı mı?
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir; olayın gelişimi ve taraf sıfatları hesabı da usulü de değiştirebilir. Dilekçeyi vermeden önce hesabın ve dava türünün birlikte değerlendirilmesi önerilir.