Zamanaşımı, alacak hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak süresinde ileri sürülen bir def'i, esasen haklı bir talebi dahi sonuçsuz bırakabilir. Arabuluculuk basamağının sürelere etkisi ise çoğu zaman eksik bilinir. TBK, HMK ve TKHK ekseninde bu rehber, zamanaşımı takviminin nasıl kurulacağını ve masadan kalkma anının nasıl planlanacağını anlatıyor.
Önce süre türünü belirlemek
Sözleşmeden doğan alacaklar, haksız fiilden doğan tazminat talepleri ve sebepsiz zenginleşme istemleri farklı zamanaşımı rejimlerine tabidir. Kira, ücret ve benzeri dönemsel edimlerde ise daha kısa süreler işler. Talebin hukuki niteliği yanlış belirlendiğinde, dosya doğru mercide açılsa bile süre hesabı baştan hatalı kurulmuş olur.
Arabuluculuğun süreye etkisi
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve bu dönemde hak düşürücü süreler işlemez. Durma, sürenin silinmesi anlamına gelmez; süreç sona erdiğinde kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle başvuru anında geriye ne kadar süre kaldığı hesaplanmalı ve son tutanağın tarihi mutlaka kayda geçirilmelidir.
Kesilme ile durmanın karıştırılmaması
- Durma: sürenin belirli bir dönem boyunca işlememesi, sonra kaldığı yerden devam etmesi.
- Kesilme: sürenin sıfırlanarak yeniden işlemeye başlaması.
- Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya teminat vermesi kesilme sonucu doğurabilir.
- Dava açılması ve icra takibi başlatılması da kesilme sebepleri arasındadır.
- Görüşme yazışmalarındaki ifadeler, farkında olmadan ikrar sayılabileceğinden dikkatle kaleme alınmalıdır.
Anlaşma tutanağı mı, dava dilekçesi mi?
Zamanaşımı süresinin sonuna yaklaşılmış dosyalarda görüşmeleri uzatmak, tek başına riskli bir tercihtir. Anlaşma ihtimali güçlüyse, ödeme planı ve vade yapısı net biçimde tutanağa geçirilmeli; anlaşma belgesinin icra edilebilirliği baştan düşünülmelidir. Karşı taraf zamanaşımı def'ini şimdiden gündeme getiriyorsa, bu yaklaşım masadan kalkma zamanının geldiğinin işareti olarak okunabilir.
Kapanış
Yukarıdaki açıklamalar yol gösterici niteliktedir; alacağın türü ve tarafların sıfatı süre hesabını değiştirebilir. Başvuru ve görüşme tarihlerinizi bir hukukçuyla birlikte tabloya dökmeniz, sürenin nerede durduğunu görmenin en güvenli yoludur.