İçeriğe geç
AC

Sözleşmesel Alacaklarda Zamanaşımı: Sürenin Başlangıcını ve Kesilmesini İspat Etmek

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Zamanaşımı, borçlar hukuku uyuşmazlıklarında çoğu kez esasa girilmeden sonucu belirleyen savunmadır. Ancak TBK kapsamında zamanaşımı yalnızca bir hukuki nitelendirme sorunu değildir; kimin ne zaman ne yaptığını gösteren bir ispat sorunudur. Tartışma neredeyse her zaman iki noktada düğümlenir: süre ne zaman işlemeye başladı ve arada kesildi mi.

Zamanaşımı Hem Savunma Hem İspat Meselesidir

Zamanaşımı def'ini ileri süren taraf, sürenin dolduğunu gösteren tarihleri ortaya koymak durumundadır. Buna karşılık alacaklı, sürenin daha geç başladığını ya da kesildiğini ispatlamakla yükümlü olur. Bu ikili yapı fark edilmediğinde taraflar aynı belgeyi farklı amaçlarla sunar ve dosya karışır. Bu nedenle savunma kurgusu, tek bir tarih ekseni üzerinde iki renkli çizilmiş gibi düşünülmelidir.

Başlangıç Anını Gösteren Kayıtlar

  • Sözleşmede kararlaştırılan ifa ve ödeme tarihlerini içeren asıl metin ve ekleri
  • Fatura, irsaliye ve teslim tutanakları gibi muacceliyet anını belirleyen belgeler
  • Taksitli borçlarda her taksitin ayrı vadesini gösteren ödeme planı
  • Ayıp veya eksik ifa iddialarında muayene ve ihbarın yapıldığı tarihi gösteren yazışmalar

Tüketici işlemlerinde TKHK kapsamında öngörülen özel süreler ile genel zamanaşımı sürelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir; bu iki takvim karıştırıldığında hak kaybı riski doğar.

Kesilme ve Durma İddiasında Delil

Uygulamada en çok tartışılan konu, borçlunun borcu ikrar edip etmediğidir. Kısmi ödeme, faiz ödemesi, teminat verilmesi ya da yazılı kabul beyanı süreyi yeniden başlatabileceğinden, bu işlemlerin tarihi ve borç ilişkisiyle bağlantısı belgeyle kurulmalıdır. Banka kaydında görünen bir havalenin hangi borca ilişkin olduğu açıklama alanından anlaşılmıyorsa, ödeme tek başına kesme iddiasını taşımayabilir. Aynı şekilde takip yoluyla kesilme ileri sürülecekse takip dosyasının akıbeti de dosyaya sunulmalıdır.

Def'i Zamanında İleri Sürülmezse

Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; taraflarca usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir. HMK'nın iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına ilişkin düzeni gereği bu savunmanın hangi aşamada dosyaya girdiği belirleyici olur. Cevap dilekçesinde açıkça yer verilmeyen bir def'i, sonradan sunulan kapsamlı bir belgeyle telafi edilemeyebilir; bu nedenle savunma sırası, delil listesinden önce planlanmalıdır.

Uyarı

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süreleri değiştirebileceğinden, somut alacak için ayrıca hukuki inceleme yapılmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla