İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i: Ne Zaman İleri Sürülür, Nasıl İspatlanır

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Borçlar hukuku uyuşmazlıklarında zamanaşımı, çoğu zaman esasa girilmeden sonucu belirleyen tek başlıktır. TBK ve HMK çerçevesinde, TKHK kapsamına giren ilişkilerde ise ek koruyucu kurallarla birlikte değerlendirilen bu savunma, doğru anda ve doğru biçimde ileri sürülmezse tamamen kaybedilir. Bu rehber, def'inin zamanlaması ve ispat yükü etrafında pratik bir çerçeve sunuyor.

İtiraz Değil Def'i: Farkın Sonucu

Zamanaşımı, hâkimin kendiliğinden dikkate alacağı bir husus değildir; borçlunun ileri sürmesine bağlıdır. Bu nedenle borcun mevcut olmadığını söyleyen bir itirazla, borcun varlığını kabul edip talep edilebilirliğini reddeden def'i birbirine karıştırılmamalıdır. Dilekçede yalnızca borcun hiç doğmadığı savunulmuş, zamanaşımına hiç değinilmemişse, savunma tek bacaklı kalır.

Zamanlama: Kapanan Pencere

Def'inin yeri, süresi içinde verilen cevap dilekçesidir. Bu aşamada ileri sürülmeyen zamanaşımı, sonradan ancak karşı tarafın açık muvafakati ya da usul kurallarının izin verdiği ıslah yoluyla dosyaya girebilir. Uygulamada en sık görülen usul hatası tam burada doğar: cevap süresi kaçırılır, savunma daraltılır ve dosya esastan görülür.

  • Cevap süresinin tebligat tarihinden itibaren tek takvimde izlenmesi
  • Süre uzatımı talebinin, sürenin son gününe bırakılmaması
  • Birden fazla alacak kalemi varsa her kalem için ayrı süre analizinin yapılması
  • Karşı dava ve takas talebiyle birlikte savunmanın bütünleştirilmesi

Sürenin Başlangıcı Nasıl Belirlenir

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu andan itibaren işler. Bu nedenle tartışma çoğu kez tarihin kendisinde değil, muacceliyetin hangi olayla doğduğundadır: teslim mi, fatura mı, ihtar mı, ayıbın ortaya çıkması mı. Sözleşmede vade ve ihbar kaydı varsa, önce bu kayıt okunmalı; yoksa edimin ifa edildiği an belgelerle tespit edilmelidir.

Kesilme ve Durma İddiasının İspatı

Alacaklı taraf çoğunlukla zamanaşımının kesildiğini ileri sürer. Kısmi ödeme, borcun ikrarı, dava veya takip başvurusu bu iddianın dayanaklarıdır ve ispat külfeti bunu iddia edende olur. Savunma tarafı için doğru refleks, karşı iddiayı soyut biçimde reddetmek değil, ödeme dekontunun hangi borca mahsuben yapıldığını ve yazışmaların ikrar niteliği taşımadığını belgeye bağlamaktır.

Kapanış Notu

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süreyi doğrudan etkilediğinden, somut alacak için ayrı bir hukuki inceleme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla