İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve İhtarın Rolü: Alacak Dosyasında Zamanı Doğru Okumak

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Zamanaşımı, borcu sona erdirmez; borçluya ödemekten kaçınma imkanı verir. Bu ayrımı gözden kaçıran dosyalarda hem alacaklı hem borçlu yanılır. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde asıl belirleyici olan, sürenin ne zaman işlemeye başladığı ve hangi işlemlerin bu süreyi kestiğidir. İhtarname bu tabloda çoğu zaman sanıldığından farklı bir yer tutar.

Sürenin Başlangıç Anını Belirlemek

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Sözleşmede vade kararlaştırılmışsa bu tarih, kararlaştırılmamışsa istem hakkının doğduğu an esas alınır. Taksitli borçlarda her taksit için ayrı değerlendirme yapılması gerekebilir. Bu nedenle dosyanın ilk sayfasına, her alacak kalemi için ayrı bir başlangıç tarihi yazılmalıdır; tek bir tarih üzerinden yapılan hesap çoğu zaman yanıltır.

İhtarname Süreyi Keser mi

Yaygın kanaatin aksine, alacaklının borçluya ihtarname göndermesi tek başına zamanaşımını kesmez. Süreyi kesen haller kanunda sayılmıştır; borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi veya alacaklının dava ya da takip yoluna başvurması bunlar arasındadır. İhtarnamenin asıl değeri başka yerdedir: borçluyu temerrüde düşürür, faizin başlangıcını belirler ve çoğu zaman borçlunun cevabında borcu ikrar etmesine yol açarak dolaylı biçimde süreyi kesen bir sonuç doğurabilir.

Def'i Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür

  1. Zamanaşımı hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gerekir.
  2. Def'i, usul kurallarının izin verdiği aşamada ve gecikmeden dile getirilmelidir.
  3. Her alacak kalemi için ayrı ayrı belirtilmesi, kısmi kabul riskini azaltır.
  4. Def'i ileri sürülürken esasa ilişkin savunmadan vazgeçilmez; ikisi birlikte yürütülür.
  5. Karşı tarafın kesilme iddiasına dayanak yaptığı belge tarih yönünden ayrıca incelenir.

Delil Eksikliğinin İki Yönlü Etkisi

  • Alacaklı yönünden: kesme sonucu doğuran ödemenin dekontla değil sözlü beyanla anlatılması
  • Alacaklı yönünden: ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyaya konulmaması
  • Borçlu yönünden: yapılan ödemelerin hangi borca mahsuben yapıldığının açıklanmaması
  • Her iki taraf yönünden: cari hesap ilişkisinde mutabakat belgelerinin toplanmaması
  • Tüketici işlemlerinde sözleşmenin tam metninin değil, yalnızca özet formun saklanması

Tüketici İşlemlerinde Ek Katman

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına giren ilişkilerde, genel hükümlerin yanında tüketici lehine getirilen düzenlemeler de devreye girer. Bu dosyalarda önce ilişkinin tüketici işlemi olup olmadığı belirlenmeli, ardından görevli mercie göre başvuru planlanmalıdır; yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybı doğurur.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve sunar. Sözleşmenin türü ve alacağın niteliği süreyi doğrudan etkilediğinden, zamanaşımı tartışması doğduğunda hesabın belgeler üzerinden bir hukukçuyla birlikte yapılması isabetli olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla