İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı ve İhtar: Süre Planında Kesilme ile Temerrüdü Ayırmak

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 97 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Alacak dosyalarında en pahalı yanılgılardan biri, çekilen bir ihtarnamenin zamanaşımını durdurduğu ya da kestiği sanısıdır. İhtarname borçluyu temerrüde düşürür ve faiz başlangıcını belirler; ancak zamanaşımı süresine tek başına dokunmaz. Bu ayrım kurulmadan yapılan süre planı, dosyayı ilk savunmada zamanaşımı def'i ile karşı karşıya bırakır.

Süreyi Kesen İşlemler Sınırlıdır

TBK sistematiğinde zamanaşımı; borçlunun borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin veya kefil vermesi gibi hâllerle ve alacaklının dava açması, icra takibi başlatması, iflas masasına başvurması gibi işlemlerle kesilir. Noterden gönderilen bir ihtar bu listede yer almaz. Buna karşılık, ihtara verilen cevapta borcun varlığının kabul edilmesi bir ikrar oluşturabilir; bu nedenle karşı tarafın cevabı dikkatle okunmalıdır.

Hangi Süre Uygulanacak

  • Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak on yıllık genel süre uygulanır
  • Kira bedeli, ücret ve dönemsel edimler gibi kalemler için beş yıllık özel süre öngörülmüştür
  • Haksız fiilden doğan taleplerde zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen uzun süre birlikte gözetilir
  • Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir

Def'i Olarak İleri Sürülmezse

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun def'i olarak ileri sürmesi gerekir. Bu, alacaklı açısından bir şans gibi görünse de plan yapılırken buna güvenilmemelidir. Davalı taraftaysanız, def'inin süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi HMK kapsamındaki cevap süresine bağlıdır; geç kalan def'i çoğu zaman dinlenmez.

İhtarnameyi Doğru Kurmak

İhtarname, zamanaşımı aracı olmasa da üç işlevi vardır: temerrüt anını sabitler, faiz talebinin dayanağını oluşturur ve sözleşmeden dönme veya fesih hakkının kullanımı için gereken süre verme koşulunu karşılar. Bu nedenle metinde alacağın miktarı, dayanağı ve verilen süre açıkça yazılmalı; belirsiz bir uyarı yerine ödeme takvimi gösterilmelidir. Gönderim ve tebliğ tarihlerinin belgesi dosyanın ilk sayfasına konmalıdır.

Tüketici Boyutu Gözden Kaçmasın

Karşı taraf tüketici konumundaysa TKHK kapsamındaki hükümler devreye girer ve haksız şart denetimi ile başvuru mercii bakımından farklı bir çerçeve doğar. Aynı alacak için hem genel hükümlere hem tüketici mevzuatına dayanan iki ayrı yol düşünülüyorsa, hangisinin izleneceği en baştan belirlenmelidir; yanlış mercide geçen süre, doğru mercideki takvimi beklemez.

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve her alacak ilişkisinin kendi özellikleri vardır. Süre hesabınızı ve ihtar metninizi işleme geçmeden önce bir hukukçuya kontrol ettirmeniz, sonradan telafisi güç kayıpları önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla