İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Def'i ve Sözleşme Yorumu: Süreyi Kesen Delilleri Belgelemek

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 91 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Alacak davalarında sonucu belirleyen tartışma çoğu zaman borcun varlığı değil, talebin hâlâ ileri sürülebilir olup olmadığıdır. Zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünde dosyanın odağı bir anda takvime kayar; hangi tarihte muacceliyet doğduğu, hangi işlemin süreyi kestiği ve sözleşmedeki hangi hükmün bu tarihi belirlediği tartışılır. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde hazırlanan bu rehber, süre tartışmasının belgeyle nasıl yürütüleceğini ele alır.

Başlangıç Tarihi Sözleşmenin İçinde Saklıdır

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu andan işlemeye başlar. Bu an ise sözleşmenin ifa takvimi, vade hükümleri, ihbar şartları ve dönemsel edim düzenlemeleriyle belirlenir. Taksitli ödemelerde her taksit için ayrı bir sürenin işleyip işlemediği, iş sonunda tek seferde ödenecek bedelde teslim tutanağının tarihi, çerçeve sözleşmeye bağlı tekil siparişlerde her siparişin kendi vadesi ayrı ayrı incelenmelidir.

Sürenin Kesildiğini Gösteren Kayıtlar

  • Borçlunun borcu kabul anlamına gelen yazışmaları ve kısmi ödemeleri.
  • Ödeme planı veya taksitlendirme talebi içeren e-posta ve mesajlar.
  • Verilen teminat, kefalet veya rehin işlemleri.
  • Başlatılan icra takibinin tarihi ve tebligat evrakı.
  • Açılan dava veya arabuluculuk başvurusuna ilişkin kayıtlar.

Farklı Süreye Tabi Kalemleri Ayırmak

Aynı ilişkiden doğan taleplerin tamamı aynı süreye tabi olmayabilir. Asıl alacak, faiz, cezai şart ve tazminat talepleri farklı değerlendirilebilir; sözleşme ilişkisinin niteliği de süreyi etkiler. Bu nedenle dilekçede kalemler tek bir toplamda birleştirilmemeli, her kalem kendi vadesi ve dayanağıyla ayrı satırda gösterilmelidir. Bu ayrım, def'i kısmen kabul edildiğinde talebin tamamının düşmesini önler.

Sözleşme Yorumunun Süreye Etkisi

Uygulamada süre tartışması, çoğu zaman bir sözleşme hükmünün nasıl anlaşılacağına bağlanır: teslimin ne zaman tamamlanmış sayılacağı, kabul tutanağının imzalanmamasının sonucu, garanti veya bakım yükümlülüğünün ayrı bir edim oluşturup oluşturmadığı. Bu noktada tarafların sözleşmeyi fiilen nasıl uyguladığı belirleyici olur. Yıllarca aynı biçimde kesilen faturalar, düzenli olarak imzalanan tutanaklar ve karşılıklı yazışmalardaki kabuller, metnin kendisinden daha güçlü bir yorum aracıdır.

Def'i ile Karşılaşınca Ne Yapılmalı?

  1. Muacceliyet tarihi, sözleşme hükmü gösterilerek yeniden hesaplanır.
  2. Kesen ve durduran sebepler kronolojik bir tabloya işlenir.
  3. Def'inin usulüne uygun ve zamanında ileri sürülüp sürülmediği incelenir.
  4. Zamanaşımına uğradığı kabul edilen kalemler için varsa teminat ve rehin hakları değerlendirilir.
  5. Süre riski yüksekse, tahsilin kesinliği açısından sulh teklifi ciddi biçimde ele alınır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenin türü ve tarafların yazışma geçmişi sonucu doğrudan değiştirebilir. Alacağınızın süre bakımından tartışmalı hale geldiğini düşünüyorsanız, belgelerinizle birlikte gecikmeden hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla