Alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında dosyanın kaderini çoğu zaman iki teknik başlık belirler: sürenin ne zaman işlemeye başladığı ve talebin nasıl hesaplandığı. Bu iki başlık birbirine bağlıdır; hesabın kapsamı genişledikçe, hangi kalemin hangi tarihte muaccel olduğu sorusu da büyür. Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve tüketici işlemleri bakımından 6502 sayılı Kanun çerçevesinde bu liste, sürpriz bir zamanaşımı savunmasıyla karşılaşma riskini azaltmayı amaçlar.
Sürenin Başlangıç Anını Tespit Etmek
Zamanaşımı tartışmasında ilk adım, sürenin hangi olayla başladığını belirlemektir. Sözleşmeden doğan alacaklarda muacceliyet tarihi, haksız fiilden doğan taleplerde zararın ve sorumlunun öğrenildiği an belirleyicidir. Dönemsel edimlerde ise her dönem için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir. Bu ayrım yapılmadan yazılan bir dilekçe, aslında canlı olan bir talebi tümüyle zamanaşımına uğramış gibi göstererek savunmaya kolaylık sağlar.
Kesilme ve Durma Hâllerinin Belgelenmesi
- Borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren yazışma veya kısmi ödeme var mı?
- Yapılan ödemelerin hangi kaleme mahsup edildiği belirtilmiş mi?
- Daha önce başlatılmış bir icra takibi veya açılmış bir dava bulunuyor mu?
- Taksitlendirme veya yeniden yapılandırma görüşmeleri yazılı hâle getirildi mi?
- Karşı tarafa gönderilen ihtarların tebliğ belgeleri saklandı mı?
Talep Türü Seçiminin Hesaba Etkisi
Alacağın miktarı baştan tam olarak belirlenemiyorsa, talebin hangi biçimde ileri sürüleceği önem kazanır. Miktarın sonradan artırılabilmesi ihtimali, seçilen dava türüyle doğrudan bağlantılıdır ve bu tercih hem harç hem de süre bakımından sonuç doğurur. Bilirkişi incelemesi gerektiren hesaplarda, dayanak belgelerin baştan eksiksiz sunulması raporun kapsamını belirler; sonradan sunulan belgeler ek rapor ihtiyacı doğurarak süreci uzatır.
Faiz ve Temerrüt Tarihinin Kurgusu
Hesabın ikinci katmanı faizdir. Faizin hangi tarihten itibaren isteneceği, temerrüdün nasıl oluştuğuna bağlıdır; ihtarname gönderilmiş olması, vadeli borç bulunması veya haksız fiilin niteliği bu tarihi değiştirir. Faiz türünün ve başlangıç tarihinin dilekçede açıkça belirtilmemesi, karar aşamasında talebin dar yorumlanmasına yol açabilir. Yabancı para alacaklarında ise talebin hangi para birimi üzerinden kurulduğu baştan netleştirilmelidir.
Sulh Önerisini Ölçmek
Karşı taraftan gelen ödeme teklifi değerlendirilirken sorulacak soru, teklifin talebin yüzde kaçını karşıladığından ibaret değildir. Teklif faiz ve yargılama giderlerini kapsıyor mu, ödeme takvimi güvenceye bağlanmış mı, metin diğer kalemler bakımından feragat sonucu doğuruyor mu? Zamanaşımı riski yüksek ve delil durumu zayıf dosyalarda erken anlaşma rasyonel olabilirken, belge durumu güçlü dosyalarda aceleci bir mutabakat hak kaybına dönüşebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve alacağın niteliği süreleri değiştirdiğinden, somut olayda hesap ve süre analizinin bir hukukçuyla birlikte yapılmasını öneririz.