İçeriğe geç
AC

Tazminat Alacaklarında Zamanaşımı: Hesap Kalemleri ve Sürenin Başlangıcını Belirleme

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tazminat taleplerinde davanın esasına hiç girilmeden verilen ret kararlarının önemli bir kısmı zamanaşımı defi nedeniyle ortaya çıkar. TBK ve HMK hükümleri, tüketici işlemleri bakımından ise TKHK, hem sürenin başlangıcını hem de hesabın nasıl kurulacağını belirleyen çerçeveyi oluşturur. Bu rehber, zamanaşımı ile tazminat hesabının birlikte planlanmasına odaklanmaktadır.

Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar

Zamanaşımının başlangıcı, zararın doğduğu an değil; zararın ve sorumlusunun öğrenildiği andır. Bu ayrım özellikle gizli kalan zararlarda, sonradan ortaya çıkan sağlık sonuçlarında ve uzun süre fark edilmeyen sözleşmeye aykırılıklarda belirleyicidir. Sözleşmeye dayanan taleplerle haksız fiile dayanan talepler farklı sürelere tabi olduğundan, ilk yapılması gereken işlem talebin hukuki niteliğinin doğru saptanmasıdır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımının daha uzun olması hâlinde bu süre esas alınabilir.

Hesabı Kalem Kalem Kurmak

  • Fiilî zarar ile yoksun kalınan kâr ayrı kalemler olarak gösterilir.
  • Faiz türü ve faizin başlangıç tarihi, talebin niteliğine göre ayrıca gerekçelendirilir.
  • Müterafik kusur iddiasına karşı savunma, hesap tablosunun içinde önceden karşılanır.
  • Kısmi dava tercih edilmişse, ıslah ihtimali baştan takvime alınır.
  • Belirsiz alacak davası koşullarının bulunup bulunmadığı dilekçede açıkça tartışılır.

Sürenin Kesilmesi ve Durması

Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya alacaklının dava ya da icra takibi başlatması süreyi kesen tipik hâllerdir. Uygulamada sıkça atlanan nokta, yazışmalarda yer alan ifadelerin ikrar sayılıp sayılmayacağıdır; bu nedenle karşı tarafın e-posta ve mesajları tarih sırasıyla arşivlenmelidir. Arabuluculuk sürecinin süreye etkisi de tutanaklarla belgelenmelidir.

Yanlış Merci ve Yanlış Yol Riski

Tüketici işleminden doğan talebin genel mahkemeye, ticari nitelikteki talebin ise tüketici merciine götürülmesi hem zaman kaybettirir hem de kesilme etkisi konusunda tartışma doğurur. Görevli merci belirlenirken tarafların sıfatı, işlemin amacı ve varsa parasal sınır birlikte değerlendirilmelidir. Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta bu adım atlanırsa dava usulden reddedilir ve geçen süre alacaklının aleyhine işler.

Karşı Tarafın Defi Sunması Hâlinde

Zamanaşımı defi ileri sürüldüğünde tartışma, sürenin başlangıcı ve kesilme olgularına kayar. Bu aşamada dosyaya sunulacak yazışma ve ödeme belgeleri, esasa ilişkin delillerden daha kritik hâle gelebilir. Defiin süresinde ileri sürülüp sürülmediği de ayrıca incelenmelidir.

Burada aktarılanlar genel bir çerçeve sunar. Sürelerin hesabı olayın tarihine ve talebin hukuki niteliğine göre değişeceğinden, dosyanızdaki belgeler üzerinden ayrı bir değerlendirme yapılması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla