İçeriğe geç
AC

Koruma Tedbirlerine İtirazda Görevli Merci: Sulh Ceza Hâkimliği ve Sonrası

11 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Soruşturma aşamasında uygulanan arama, elkoyma, gözaltı ve tutuklama gibi koruma tedbirleri, henüz bir mahkûmiyet bulunmadan kişi hak ve özgürlüklerine müdahale eder. CMK bu nedenle her tedbir için ayrı bir denetim mekanizması öngörmüştür. Bu mekanizmanın işletilmesinde en sık yapılan hata, itirazın yanlış mercie veya geç yöneltilmesidir.

Tedbir Kararlarını Kim Verir, İtirazı Kim İnceler

Soruşturma evresinde hâkim kararı gerektiren işlemler kural olarak sulh ceza hâkimliği tarafından karara bağlanır. Bu kararlara karşı itiraz, kararı veren hâkimliğe sunulur; hâkimlik kararını değiştirmezse dosya itirazı incelemekle görevli mercie gönderilir. Kovuşturma evresinde ise tedbir kararı davayı gören mahkeme tarafından verilir ve itiraz mercii buna göre değişir. Aynı dosyada evre değiştiğinde itiraz merciinin de değişmesi, uygulamada sıkça gözden kaçar.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi Neden Önemli

İsnat edilen fiilin kanunda öngörülen cezasının üst sınırı, davanın ağır ceza mahkemesinde mi yoksa asliye ceza mahkemesinde mi görüleceğini belirler. Bu belirleme yalnızca yargılama makamını değil, yargılamanın hangi usulle yürüyeceğini ve zorunlu müdafi gibi güvencelerin devreye girip girmeyeceğini de etkiler. Nitelendirmenin baştan yanlış yapıldığı dosyalarda, görevsizlik kararı yargılamayı uzatır ve tutukluluk gibi tedbirlerin süresi bakımından ayrı bir tartışma doğurur.

İtiraz Dilekçesinde Somutluk

  • Tedbirin dayandığı şüphe sebeplerinin dosyadaki hangi belgeyle karşılanmadığı gösterilmelidir
  • Ölçülülük bakımından daha hafif bir tedbirin yeterli olacağı somut olguyla açıklanmalıdır
  • Elkoyma kararlarında, el konulan malın suçla bağlantısı tartışılmalıdır
  • Adli kontrol talebi ileri sürülüyorsa hangi yükümlülüğün kabul edildiği açıkça yazılmalıdır
  • Tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda gerekçenin somutlaştırılıp somutlaştırılmadığı denetlenmelidir

İnfaz Aşamasına Uzanan Etkiler

Gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz hesabında mahsup edilir. Bu nedenle tedbirin başlangıç ve bitiş tarihleri, dosyanın ilerleyen aşamalarında da önem taşır ve tutanaklardaki saat bilgileri kontrol edilmelidir.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlarda Yol Ayrımı

İsnat edilen fiil uzlaştırma kapsamındaysa, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve süreç bu kanalda yürür. Uzlaşma sağlanması hâlinde kamu davası açılmayabilir ya da açılmış dava düşer. Buna karşılık kapsam dışındaki suçlarda uzlaşma girişimi sonuç doğurmaz; bu ayrım yapılmadan yürütülen görüşmeler yalnızca zaman kaybı yaratır. Uzlaşma tercih edilecekse, ödenecek edimin dosyadaki tüm zarar kalemlerini kapsayıp kapsamadığı yazılı olarak belirlenmelidir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir ve dosyanızın somut verileriyle birlikte değerlendirilmelidir. Koruma tedbirlerine itiraz süreleri kısa olduğundan, karar tebliğ edilir edilmez savunma stratejisinin bir hukukçuyla birlikte kurulması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla