Hesabına bloke konulan ya da hakkında aklama şüphesiyle işlem yapılan kişilerin en sık düştüğü yanılgı, bütün itirazların tek bir kuruma yapılabileceğini düşünmektir. Oysa 5549 sayılı Kanun ve TCK kapsamındaki süreçlerde idari inceleme ile ceza soruşturması ayrı hatlarda yürür ve her birinin başvuru mercii farklıdır.
MASAK Ne Yapar, Ne Yapmaz
Mali Suçları Araştırma Kurulu bir yargı mercii değildir; şüpheli işlem bildirimlerini toplar, analiz eder ve suç şüphesi gördüğünde Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunur. Dolayısıyla kişinin MASAK aleyhine dava açması ya da MASAK nezdinde beraat benzeri bir sonuç elde etmesi söz konusu olmaz. Savunmanın asıl muhatabı, dosyayı yürüten Cumhuriyet savcısıdır. 5549 sayılı Kanundaki yükümlülük ihlallerine bağlı idari yaptırımlar ise ayrı bir usule tabidir ve ceza dosyasından bağımsız değerlendirilir.
Koruma Tedbirlerine İtiraz Nereye Yapılır
Soruşturma aşamasında hesaplara veya malvarlığına yönelik el koyma ve benzeri koruma tedbirleri hakim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı talimatıyla uygulanır. Bu tedbirlere itiraz, ceza muhakemesi hükümleri uyarınca sulh ceza hakimliğine yapılır; bankaya, ödeme kuruluşuna ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısına yazılan dilekçe hukuki sonuç doğurmaz. Kovuşturma aşamasına geçildiğinde TCK kapsamındaki aklama suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer; asliye ceza mahkemesine açılan dosya görevsizlikle sonuçlanır.
Savunmanın Teknik Omurgası
- Öncül suç ilişkisinin kurulup kurulmadığı; aklama iddiası bağımsız bir varlık gösteremez.
- Para hareketlerinin kaynağını gösteren sözleşme, fatura ve banka dekontlarının kronolojik dizilmesi.
- Kripto varlık işlemlerinde borsa hesap dökümü ile cüzdan adresleri arasındaki eşleşmenin belgelenmesi.
- İşlem kalıplarının, ticari faaliyetin olağan akışıyla uyumunun sayısal olarak gösterilmesi.
- Üçüncü kişi hesaplarının kullanıldığı iddiasında, temsil ve vekalet ilişkisinin ayrıştırılması.
Sık Yapılan Usul Yanlışları
- İdari yaptırımla ceza soruşturmasının aynı dilekçede tartışılması.
- Bloke işlemine karşı süresi içinde hakimliğe gidilmeyip yazışmalarla vakit kaybedilmesi.
- İfade öncesi dosya inceleme ve müdafi görevlendirmesi talebinin geciktirilmesi.
- Bankacılık mevzuatındaki 5411 sayılı Kanun kaynaklı yükümlülüklerin, kişisel ceza sorumluluğuyla karıştırılması.
Kapanış
Aklama soruşturmalarında ilk günlerde atılan usul adımları, dosyanın ilerleyen seyrini belirler; doğru mercie yapılmış tek bir itiraz, aylarca sürecek bir tartışmanın önüne geçebilir. Para akışının yapısı her dosyada farklı olduğundan, savunmanın somut belgelerle birlikte bir hukukçuyla kurulması gerekir.