İçeriğe geç
AC

İş Kazası Sonrası Kıdem ve Alacak Hesabı: Arabuluculuk ve Dava Adımları

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 96 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İş kazası dosyalarında iki ayrı hesap birlikte yürür: bir yanda iş sözleşmesinden doğan kıdem ve diğer işçilik alacakları, diğer yanda kazadan kaynaklanan bedensel zarar. Bu iki başlığın farklı başvuru kanalları vardır ve karıştırıldıklarında dosya usul engeline takılır. Aşağıda hesap ekseninde bir yol haritası bulunuyor.

Kaza Bildirimi ve Kurum Kayıtları

Kazanın işveren tarafından ilgili kurumlara bildirilmesi, 5510 ve 6331 sayılı Kanunlar çerçevesindeki yükümlülüklerin merkezindedir. Bildirimin yapılıp yapılmadığı, kaza tutanağı, ilk müdahale kayıtları ve hastane evrakı dosyanın çekirdeğini oluşturur. Kayıtlar eksikse, olayın iş kazası niteliği ayrıca tartışma konusu olur ve bu tartışma tazminat hesabından önce çözülmesi gereken bir ön mesele haline gelir.

Kıdem Hesabının Bileşenleri

  1. Çalışma süresi, giriş çıkış kayıtları ve varsa aralıklı çalışmalarla birlikte tespit edilir.
  2. Giydirilmiş ücret; yol, yemek, ikramiye ve düzenli ek ödemeler dahil edilerek hesaplanır.
  3. Fesih tarihi ve fesih sebebi belgelerle sabitlenir.
  4. Kıdem tazminatı tavanı ve ihbar süreleri 4857 sayılı Kanun çerçevesinde uygulanır.
  5. Fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin alacakları ayrı kalemler halinde gösterilir.

Dava Şartı Arabuluculuk ve Kapsamı

İşçilik alacakları bakımından 7036 sayılı Kanun uyarınca arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Ancak iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından bu şartın kapsamı farklıdır. Uygulamada en sık görülen merci hatası, bütün taleplerin tek başvuruda toplanması ya da tersine, arabuluculuk gerekmeyen bir talep için sürecin bekletilmesidir. Bu ayrım baştan yapılmadığında hem zaman kaybedilir hem de son tutanak tarihine bağlı süreler karışır.

Zarar Hesabında Gözden Kaçanlar

  • Sürekli iş göremezlik oranının kurum kararıyla belirlenmesi ve bu karara karşı itiraz imkanının değerlendirilmesi
  • Kurumca bağlanan gelirin tazminat hesabında nasıl dikkate alındığının gözetilmesi
  • Kusur dağılımının teknik raporla tartışılması, işverenin önleyici yükümlülüklerinin ayrı incelenmesi
  • Destekten yoksun kalma taleplerinde hak sahiplerinin eksiksiz belirlenmesi

Aleyhe Rapor Geldiğinde İzlenecek Yol

Kusur veya hesap raporuna itiraz, dosyanın kaderini belirleyen aşamadır. İtirazın soyut ifadelerle değil, rapordaki hangi varsayımın hangi belgeyle çeliştiği gösterilerek yapılması gerekir. Ücret verisinin yanlış alınması, çalışma süresinin eksik hesaplanması veya kusur oranının dosyadaki tespitlerle uyumsuz olması en sık dayanılan gerekçelerdir. Süresinde yapılmayan itiraz, kanun yolunda bu tartışmayı açma imkanını daraltır.

Buradaki anlatım genel bilgilendirme niteliğindedir; iş kazasının oluş biçimi, sağlık raporları ve çalışma kayıtları sonucu doğrudan etkiler. Hem alacak hem tazminat başlıklarının birlikte yürütülmesi gerektiğinden, sürecin başında bir hukukçudan destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla