İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında İspat Yükü ve Başvuru Sırası: Arabuluculuğu Atlamamak

22 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşçilik alacağı dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman iddianın haklılığı değil, kimin neyi ispatla yükümlü olduğu ve başvurunun doğru sırayla yapılıp yapılmadığıdır. 7036 sayılı Kanun'la getirilen dava şartı arabuluculuk atlandığında dosya esasa hiç girilmeden reddedilir; ispat planı kurulmadan açılan davada ise haklı talep bile karşılıksız kalabilir.

Başvuru Zinciri: Arabulucu, Mahkeme, Kurum

İş uyuşmazlıklarında tek bir kapı yoktur. Kıdem, ihbar, fazla çalışma gibi bireysel alacaklar için arabuluculuk dava şartıdır ve ardından iş mahkemesine gidilir. Buna karşılık 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık ve prim uyuşmazlıkları için Kurum nezdinde idari süreç işler; 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinden doğan idari yaptırımlar ise ayrı bir itiraz yoluna tabidir.

Aynı olaydan doğan talepler bu üç kanala dağılabilir. Hepsini tek dilekçeye yığmak, en güçlü talebi de usulden kaybettirebilir.

İspat Yükünün Dağılımı

4857 sayılı Kanun'un düzeni, bazı konularda ispat yükünü işverene bırakır. Ücretin ödendiğini, izinlerin kullandırıldığını ve feshin geçerli bir nedene dayandığını kural olarak işveren ortaya koyar. Buna karşılık fazla çalışmanın yapıldığı iddiası, ilke olarak işçi tarafından ispatlanır.

  • Bordro imzalıysa ve ihtirazi kayıt yoksa aksini ispat zorlaşır.
  • Banka kayıtları ile bordro tutarsızlığı, en güçlü delil kalemlerinden biridir.
  • Giriş-çıkış kayıtları, kamera ve mesajlaşma kayıtları çalışma süresini destekler.
  • Tanık anlatımı tek başına değil, belgeyle birlikte ağırlık kazanır.

Delil Paketini Fesihten Önce Kurmak

İş ilişkisi sona erdikten sonra işçinin belgelere erişimi fiilen daralır. Bu yüzden delil derleme, uyuşmazlık büyümeden başlamalıdır. Ücret bordroları, işe giriş bildirgesi, görev tanımı, yazışmalar ve varsa disiplin tutanakları tarih sırasına göre saklanmalıdır. İşveren tarafında ise devamsızlık, savunma alma ve tutanak süreçlerinin usulüne uygun yürütülmesi savunmanın belkemiğini oluşturur.

Arabuluculuk Tutanağını Doğru Yazmak

Arabuluculuk aşaması yalnızca bir formalite değildir; tutanağa yazılan talep kalemleri sonraki dava aşamasını sınırlayabilir. Talepler tutanakta kalem kalem ve miktar belirtilerek yazılmalıdır.

  1. Her alacak kalemi ayrı satır olarak yazılır (kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık izin, ücret).
  2. Anlaşma sağlanan ve sağlanamayan kalemler açıkça ayrılır.
  3. Anlaşma metnindeki ibra ifadelerinin kapsamı dikkatle okunur.
  4. Anlaşmama hâlinde son tutanağın tarihi, dava süresi bakımından kayıt altına alınır.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Farkı

İşçilik alacaklarında zamanaşımı ile feshe itirazda geçerli olan süre birbirinden farklıdır ve karıştırılmaları ağır sonuç doğurur. Feshin geçersizliği iddiası kısa ve katı bir takvime bağlıyken, ücret nitelikli alacaklar daha uzun bir zamanaşımına tabidir. Bu iki takvim aynı tabloda ayrı sütunlarda tutulmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir; her iş ilişkisinde sözleşme türü, fesih gerekçesi ve belge düzeni sonucu değiştirebilir. Süreler kısa olduğundan, fesihten hemen sonra bir hukukçuya danışılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla