İşçilik alacağı dosyalarında sonucu belirleyen şey, iddianın haklılığından çok hangi vakıanın kim tarafından ispatlanacağıdır. Fazla çalışma, ücretin gerçek miktarı ve fesih sebebi bakımından ispat yükü farklı taraflardadır; bu ayrım bilinmeden hazırlanan dosya, doğru talepleri yanlış delillerle savunur. Aşağıda 4857 sayılı Kanun ekseninde pratik bir ispat haritası sunulmaktadır.
İspat Yükünün Dağılımı
- Ücretin ödendiği: kural olarak işveren ispatlar; imzalı bordro ve banka kaydı esastır
- Fazla çalışmanın yapıldığı: kural olarak işçi ispatlar; giriş çıkış kaydı, puantaj, tanık ve dijital kayıtlar kullanılır
- Feshin geçerli veya haklı sebebe dayandığı: işveren ispatlar; savunma alınması ve fesih bildiriminin yazılılığı aranır
- İstifa iddiası: işveren ispatlar; baskı altında alınan matbu dilekçeler tartışmaya açıktır
- İş kazası ve iş sağlığı yükümlülükleri: 6331 sayılı Kanun kapsamındaki eğitim, risk değerlendirmesi ve tutanak kayıtları belirleyicidir
Dijital Kayıtların Değeri
Turnike ve kart okuyucu kayıtları, kurumsal yazışmalar ve iş takip sistemlerinden alınan dökümler, tanık beyanına göre çok daha güçlü sonuç verir. Ancak bu kayıtların işveren elinde olması nedeniyle celbi dilekçede açıkça ve tarih aralığı belirtilerek istenmelidir. Kişisel cihazlardaki kayıtlarda ise elde ediliş biçiminin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilir.
Bordro imzasının etkisi
İhtirazi kayıt konulmadan imzalanan bordrolar, o dönem için ödemenin yapıldığına karine oluşturur. Bu karinenin aksini göstermek ancak yazılı ve güçlü delillerle mümkün olduğundan, imzalanan her belgenin kopyasının saklanması önemlidir.
Süre Riskinin İki Ayrı Yüzü
- İşe iade talepleri için 7036 sayılı Kanun kapsamında arabulucuya başvuru zorunludur ve bu başvuru fesih bildiriminin tebliğinden itibaren kısa bir süre içinde yapılmalıdır; kaçırıldığında hak esastan incelenmez.
- Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi kalemler kendi zamanaşımı rejimlerine tabidir; fesihten sonra beklemek talep edilebilir tutarı azaltabilir.
- Haklı nedenle fesih hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde kullanılmadığında düşer; bu kural hem işçi hem işveren için işler.
- 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet tespiti talepleri ayrı bir usule ve süreye tabi olup, iş sözleşmesinden doğan alacaklarla birlikte planlanmalıdır.
Dosyayı Toparlarken
Talepler tarih aralığı, hesaplama yöntemi ve dayanak kayıt belirtilerek tablo hâlinde sunulduğunda, bilirkişi incelemesi çok daha isabetli olur. Belirsiz alacak ya da kısmi dava tercihinin de baştan yapılması gerekir; sonradan yapılan artırımlar zamanaşımı def'i ile karşılaşabilir.
Bu rehber genel bilgilendirme amacı taşır. İşyerinin niteliği, fesih biçimi ve çalışma düzeni sonucu değiştirebileceğinden, elinizdeki belgelerle birlikte hukuki değerlendirme alınması önerilir.