İçeriğe geç
AC

İşe İade Sürecinde Bir Aylık Süre: Arabuluculuk ve Dava Takvimini Kurmak

8 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İş güvencesi kapsamındaki bir işçi için işe iade süreci, feshin haklı olup olmadığından önce takvimle ilgilidir. 4857 sayılı İş Kanunu ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, bu süreçte iki ayrı kısa süre öngörür ve her ikisi de kaçırıldığında dava hakkı sona erer. Bu rehber, fesih bildiriminden dava dilekçesine kadar olan hattı, süreyi merkeze alarak inceler.

İki Aşamalı Süre Yapısı

İşçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep gösterilmeden veya gösterilen sebebin geçersizliği iddiasıyla feshedildiğini düşünüyorsa, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk aşaması anlaşmazlıkla sonuçlanırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu iki süre birbirini takip eder; ilkinin kaçırılması ikincisini anlamsız hâle getirir.

  • Bir aylık süre, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihten işler.
  • Sözlü feshin tarihini ispat yükü tartışmalı olduğundan, tarih belirleyen her kayıt saklanmalıdır.
  • İhbar öneli verilen fesihlerde sürenin başlangıcı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kapsam Kontrolü: Dava Açmadan Önce

İşe iade talebi, iş güvencesi hükümlerinin uygulanabildiği ilişkilerde sonuç doğurur. Bu nedenle işyerindeki işçi sayısı, işçinin kıdemi ve belirli konumdaki işveren vekili sıfatı gibi ölçütler baştan kontrol edilmelidir. Kapsam dışındaki bir ilişkide işe iade sonuç vermese de, ihbar ve kıdem tazminatı ile kötüniyet tazminatı gibi talepler ayrı bir hatta değerlendirilebilir. Kapsam analizi yapılmadan süre harcanması, en sık rastlanan kayıptır.

Delil Dosyasını Fesih Gerekçesine Göre Kurmak

Geçerli sebep iddiası genellikle performans, uyum sorunu ya da işletmesel gerekliliğe dayandırılır. Her biri farklı delil gerektirir:

  1. Performans gerekçesinde, ölçüt ve hedeflerin işçiye önceden bildirilip bildirilmediği araştırılır.
  2. Davranış gerekçesinde, savunma alınıp alınmadığı ve tutanakların tarih tutarlılığı incelenir.
  3. İşletmesel gerekçede, feshin son çare olup olmadığı ve aynı dönemde yeni işçi alınıp alınmadığı sorgulanır.
  4. Her üç halde de bordro, puantaj ve SGK kayıtları karşılaştırılır.

İş Sağlığı ve Sosyal Güvenlik Boyutu

Fesihten önceki dönemde meslek hastalığı ya da iş kazası bildirimi bulunuyorsa, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kayıtlar ile 5510 sayılı Kanun uyarınca yapılan bildirimler dosyanın seyrini değiştirebilir. Raporlu dönem, sağlık nedenine dayalı fesih iddiası ve bildirim tarihleri aynı kronolojiye yerleştirilmelidir. Sosyal güvenlik kayıtlarındaki çıkış kodu ile işverenin dosyadaki fesih gerekçesi arasındaki tutarsızlık, uygulamada sık kullanılan bir tartışma noktasıdır.

Karar Sonrası Adım

İşe iade kararı kesinleştiğinde işçinin, süresi içinde işverene başvurup işe başlatılmasını istemesi gerekir; bu başvurunun yapılmaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve karara bağlanan haklar istenemez. Yani süre baskısı, dava açılırken bittiği gibi karardan sonra yeniden başlar.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Fesih türü, işyeri yapısı ve tebligat tarihleri sonucu doğrudan etkilediğinden, süreç başlamadan önce hukuki görüş alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla