İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında İspat Yükü: Fesih Gerekçesini Kim, Neyle Kanıtlar

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İşe iade dosyalarında sonucu belirleyen soru genellikle işçinin haklı olup olmadığı değil, feshin geçerli bir sebebe dayandığının ispatlanıp ispatlanamadığıdır. 4857, 7036, 5510 ve 6331 çerçevesinde hazırlanan bu rehber, ispat yükünün nasıl dağıldığını, arabuluculuk aşamasının delil değerini ve anlaşma ile davayı sürdürme arasındaki kararı ele alıyor.

İspat Yükü Kural Olarak İşverendedir

Geçerli veya haklı sebep iddiasında bulunan taraf, bu sebebi ortaya koymakla yükümlüdür. Bu nedenle işverenin fesih bildiriminde yazdığı gerekçe dosyanın çerçevesini belirler; sonradan eklenen yeni gerekçelerin kabulü sınırlıdır. İşçi tarafında ise asıl mücadele, bildirimdeki gerekçenin gerçek olmadığını ya da feshin son çare olmadığını göstermektir.

  • Fesih bildirimi ve varsa savunma istem yazısı
  • Performans iddiasında: ölçüt, dönemsel değerlendirme kayıtları ve karşılaştırma verileri
  • Ekonomik sebep iddiasında: işletmesel kararın belgesi ve aynı dönemde yeni işe alım yapılıp yapılmadığı
  • Devamsızlık iddiasında: puantaj, giriş çıkış kayıtları, tutanak ve tanıklar

İşçinin Toplayabileceği Deliller

İşçi genellikle belgelerin işveren elinde olduğunu düşünerek harekete geçmez. Oysa dosyayı güçlendiren birçok kayıt işçinin erişimindedir: bordrolar, banka hesabına yatan ödemeler, kurumsal yazışmaların kişisel kopyaları, vardiya çizelgeleri ve iş arkadaşlarının tanıklığı. Bu kayıtların işten ayrılmadan önce derlenmiş olması büyük fark yaratır.

Kayıtları toplarken hukuka uygunluk sınırına dikkat edilmelidir; işverenin gizli ticari bilgilerini içeren belgelerin izinsiz alınması ayrı sorumluluk doğurabilir.

Zorunlu Arabuluculuk Aşaması

İşe iade taleplerinde arabuluculuğa başvuru dava şartıdır ve bu aşamanın süresi sıkı biçimde yönetilmelidir. Görüşmeye hazırlıksız gidilmesi, hem düşük bir teklifin kabulüne hem de sonradan dosyada tutarsızlık yaratacak beyanlara yol açar.

  1. Görüşme öncesi kıdem, ihbar ve iade halinde doğacak alacakları ayrı ayrı hesaplayın.
  2. İşe fiilen dönme ihtimalini gerçekçi değerlendirin; birçok dosyada asıl sonuç parasal olmaktadır.
  3. Anlaşma tutanağında hangi alacakların kapsandığını kalem kalem yazdırın.
  4. Anlaşma olmazsa son tutanağın tarihini dava süresi için kayda geçirin.

Anlaşmak mı, Davayı Sürdürmek mi

Karar, delil durumunun gücüyle birlikte üç değişkene bakılarak verilir: işverenin ödeme kabiliyeti, işçinin yeni iş bulma süresi ve dosyadaki tanıkların erişilebilirliği. Tanıkların halen aynı işyerinde çalışıyor olması, beyanların alınmasını zorlaştırabilen gerçekçi bir sorundur ve karar verirken hesaba katılmalıdır.

Anlaşma metnindeki genel ibra ifadeleri dikkatle okunmalıdır; kapsamı belirsiz bir ibra, iş kazası veya sosyal güvenlik kaynaklı ayrı talepleri de tartışmalı hale getirebilir.

Kapanış

İş hukuku uyuşmazlıklarında süreler kısa, ispat düzeni ise ayrıntılıdır. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve her işyerinin kendine özgü kayıt düzenini kapsayamaz. Fesih bildirimini aldıysanız, süre işlemeye başlamadan bir iş hukuku uygulayıcısıyla görüşmeniz yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla